Muhterem Müminler!
Bu haftaki hutbemiz, Peygamber Efendimizden günümüze kadar, islamın tarihi seyri hakkında olacaktır. İnsanları, unuttukları yaratanına döndürmek, dünya ve ahiret saadetine ulaştırmak için gönderilen Rasüllülah, hayatının her zerresini bu hizmet için harcamış, karşılaştığı bütün sıkıntılara göğüs gererek, vazifesine devam etmişti.
Parlayan islam nurunu, ağızlarıyla söndüreceğini zanneden müşrikler Peygamber Efendimize karşı dilleriyle tarize başlamışlar, fayda vermeyince fiili saldırıya geçmişlerdi.
Kıyamete kadar cereyan edecek hadiselerin birer numunesinin zuhur ettiği o ibret verici, gözleri yaşartan, islami gayret ve cesaret ruhunu şahlandıran hadiselerle dolu 23 sene içerisinde Rasülüllah, “Kitabullah’ı, ibadullah’a tebliğ vazifesini” en güzel şekilde yerine getirmiş ve “Bu gün, sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım.” Ayet-i kerimesinin şehadeti ile gayesine ulaşmıştı.
Rasülüllah Efendimizin irtihalinden sonra Hulafa-i Raşidin, Peygamber Efendimiz’in; “Allahü Teala’nın emir ve yasaklarını öğretmek, din ve dünya işlerini yürütmek ve bir mürşid olarak insanları terbiye edip, kemale ulaştırmak vazifesini, en güzel şekilde yerine getirdiler.
Peygamber Efendimizin tebliğ buyurduğu şeyleri hiç tereddüt etmeden, yutkunmadan inanıp tasdik ettiği için “Sıddık” ünvanını alan Hz. Ebu Bekir’in imanıyla; şanında: “Allah-u Teala hakkı, Ömer’in diline ve kalbine yerleştirmiştir” buyrulan Hz. Ömer’in adaletiyle; cennette yüce Rasülün arkadaşı olacak, Hz. Osman’ın hayâsıyla; kendisi için Efendimizin: “Ben ilmin şehriyim. O şehrin kapısı ise Ali’dir.” buyurduğu Allah’ın Aslanı Hz. Ali’nin ilmi ve şecaatiyle, her türlü karışıklıklara rağmen İslamiyet hakkıyla yaşandı ve yaşatıldı.
Dört Halife devrinden sonra, İslam bayraktarlığı Emeviler’e geçti. “Allah’ım! Önüme şu uçsuz bucaksız deniz çıkmasaydı, senin ismini daha ötelere götürürdüm” buyuran Emevi kumandanlarından Ukbe bin Nafiyle, Kuzey Afrikanın tamamı fethedildi. Ehl-i Sünnete büyük hizmeti olan Haccac-ı Alim’in emriyle, Ebu’l-Esved ed-Düeli hazretleri, Kur’an-ı Kerim’in yanlış okunmasına mani olacak ilk nokta ve işaretleri mushaflara koyarak, Arapçayı bilmeyen müslümanlar için en büyük hizmetlerden biri gerçekleştirilmiş oldu.
İkinci Ömer diye bilinen, Ömer bin Abdülaziz zamanında, İslamın Kur’andan sonra ikinci kaynağı olan hadis-i şerifler tedvin edilip, tasnife başlandı.
Emevilerin, sancağı Abbasiler’e devretmesinden sonra, İslamiyet hızla yayılmaya başladı. Halife Harun Reşit zamanında, Hindistan’dan Atlas Okyonusu’na, Kafkaslar’dan Orta Afrikaya kadar fetihler yapıldı.
Sonunda, “Sen benim kitabıma bu kadar ihtiram ve tazimde bulundun. Ben de senin evladını kıyamete kadar daim olacak bir saltanat ile tekrim ettim” hıtabıyla kurulan, Allah’ın kelamına gösterilen tazimin semerisi olarak, bu ulvi vazife, Osmanlı Devletine yüklendi. Onlar mallarıyla canlarıyla savaş meydanlarında İlâ-i Kelimetullah aşkıyla aslanlar gibi çarpıştılar, şehid oldular.
Peygamber Efendimizin, “İstanbul mutlaka fetholunacak. Onu fetheden emir ne güzel emirdir ve onun askeri ne güzel askerdir.” müjdesine nail olan Fatihler, “Biz, Allah tarafından memur olmadıkça bir sefere gitmeyiz” deyip Almanlar’ın bile, yeni tekniğin verdiği imkânlarla 11 günde geçtiği Sina çölünü, bazen atla, bazen; “Rasülüllah önümde yürürken nasıl atla giderim!” diyerek yaya olarak 13 günde geçip, halifeliği İstanbul’a getiren Yavuzlar, bütün dünya servetleri hediye olarak ayağına kadar getirilen, bir savaşla bir devleti ortadan kaldıran, dünyanın bütün devlet başkanlarını dize getiren Kanuniler, Filistini kendilerine verme karşılığında, Osmanlı Deletinin bütün borçlarını ödeyeceklerini ve Osmanlı bütçesinin üç misli para vereceklerini söyleyen Yahudilere: “Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil milletime aittir.
Milletim, bu devleti kanlarını dökerek kazanmış ve yine kanıyla mahsuldar kılmıştır. Ecdadımın kanıyla alınan yer, parayla satılamaz” diyen Abdulhamidler… Allah’ın kendilerine verdiği gücün, kudretin tamamını Allah yolunda yine onun rızası için harcayıp destanlar yazdılar.
Linkback: http://www.kirmizigulfm.com/forum/hutbeler/peygamber-efendimizden-gunumuze-kadar-islamin-tarihi-seyri-t5462.0.html
Kırmızıgül ilahi fm ilahi fm dinle