Perşembe , 23 Kasım 2017
SON YAZILAR

Hastalar için mutlaka okuyunuz

-Abdest aldığın zaman, el ve ayak parmaklarının arasını iyice ovuşturup temizle (Tirmizi-Taharet 30)

-Ey Enes! Abdesti güzelce al! Çünkü abdest sağlığını korur.(İ.Kesir 6/95)

-Tırnaklarınızı kesiniz, kesilen tırnaklarınızı toprağa gömünüz. Parmak mafsallarınızız temizleyiniz. Diş etlerinizi yemek kırıntılarından temiz tutunuz. Misvak kullanınız.Benim yanıma dişleri sararmış ve ağzı kokar olduğunuz halde gelmeyiniz. (C. Sağır 2/72; F. Kadir 4/518 ; Râmuz s.335)

-Sizlere misvak kullanmanızı tavsiye ederim. Zira misvak ne güzel şeydir. Balgamı keser, gözün görme duyusunu ve diş etlerini kuvvetlendirir, ağız kokusunu giderir, mideyi düzeltir… Eğer ümmetim için zor olmasaydı her namaz için abdest alırken misvak kullanmalarını emrederdim.. (Mesnedü Ebû Hanife s 540)

-Sizlere ödağacının tozunu tavsiye ederim. Zira bunda yedi derde deva vardır. Bademcik hastalığından dolayı burundan damlatılır, zatülcenb hastalığından dolayı ise ağızdan verilir.

(Buhari Tıp 7/17 Müsned 6/53,118)

-Kays binti Mihsan (r.a) şöyle anlatıyor: “Daha yemek yemeyen küçük oğlum ile beraber, Peygamber Aleyhisselam’ın yanına vardım. Parmağımla çocuğun boğazındaki iltihablı bademciği patlatmıştım, bunu gören Peygamber Aleyhisselam: “Niçin böyle yaparak çocuklarınızı rahatsız ediyorsunuz, sizlere ödağacının tozunu tavsiye ederim Çünkü bunda yedi derde deva vardır. Bunlardan biriside akciğer zarı iltihabıdır. Ödağacının tozu bademcikleri hasta olanlara burundan damlatılır, akciğer zarı iltihabı için ise ağızdan verilir. “ Buyurmuştur.  (Buhari tıp 7/17,18,19;müslim selam h. 87, Davud tıp. 3877: İ. Mace Tıp. 3462)

-Yine bir defasında: “Sizlere sinemaki ve sennût’u (tereyağı, bal, hurma ve kimyonu) tavsiye ederim. Zira bunlar Sâmdan başka bir çok derde devadır. Buyurunca, Ashab “Sâm nedir? Yâ Rasûlallah!” diye sormuşlar. O da : “Ölümdür” diye cevap vermiştir. ( İ.Mace Tıp. 3457 Hakim tıp 4/201 Ummal 10/28267)

-Bal şerbetinden daha üstün bir ilaç bulunamaz (C. Sağır 2/125 F. Kadir 5/454 K. Hakayık 2/157)

-Bal şerbeti gönlümdeki üzüntüyü sıkıntıyı giderir ve gözümün görme duyusunu da kuvvetlendirir. (E. Nuaym vr. 131b: İ. Sünnivr. 63a ; Tifaşi vr 57b)

-Böbrek sancısı böbrekteki sinirdendir. Hareket ettiği zaman sahibini hasta eder. Bu hastalığı ılık su ve bal şerbeti ile tedavi ediniz! Buyurmuştur. (Hakim Tıp 4/405, M. Zevaid 5/87; Ramuz s. 97; L. Ukul 1/631; C. Sağır 2/10)

-Peygamberimiz Aleyhisselam’da tıp ilminin yüce Allah tarafından öğretildiğini açıklamak üzere şöyle buyurmuştur: “Süleyman Aleyhisselam her ne zaman namazgah da namaz kılsa, ansızın önünde bir bitki görürü ve o bitkiye: “ismin nedir?” diye sorardı. Bitki de “ ismim şudur” diyerek adını söylerdi Süleyman aleyhisselam  “Niçin yaratıldın, ne işe yararsın “ diye tekrar sorardı. Bitkide “şunun için yaratıldım” derdi. Eğer bir hastalığa ilaç olarak yaratıldı ise ismini not ederdi. Eğer yeryüzüne dikilmek için yaratılmış ise toprağa dikerdi..(Hakim Müstedrek Tıp 4/198-199,402; Abdüllatif Bağdadi, Tıbb-ı nebevis. 58)

-“Ey Allah’ın kulları tedavi olunuz ! çünkü yüce Allah, ölüm ve ihtiyarlıktan başka, şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır, fakat bu tedavi usulünü bilen bilir bilmeyen bilmez. (Müsned 4/278 ayrıca bakınız Hakim tıp)

-Sizlere şu çörek otunu tavsiye ederim. Zira bunda ölümden başka bir çok hastalığa şifa vardır.(Buhari Tıp 7/14 ; Müslim Selam h. 88-89, İ Mace Tıp)

– Sizlere sinemaki ve sennût’u (tereyağı, bal, hurma ve kimyonu) tavsiye ederim. Zira bunlar ölümden başka bir çok hastalığa karşı şifadır. .( İ. Mace Tıp. 3457 Hakim tıp 4/201 Ummal 10/28267)

-Sizlere iki şifayı tavsiye ederim, Biri bal diğeri de Kur’an’dır. (İ.Mace Tıp h. 3452 ; Hakim tıp 4/200 ; Beyhaki, S. Kübra)

-Zeytinyağı yeyiniz ve onunla yağlanınız! Zira o mübarek bir ağaçdan meydana gelmektedir. (İ. Mace Etime H. 3319-20 Tirmizi Etime H. 1851-1852; Müsned)

-Yüce Allah, ölüm ve ihtiyarlık dışında şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır. Sizlere inek sütünü tavsiye ederim. Çünkü o her çeşit bitkiden otlamaktadır. Sütte şifa vardır. (Müsnedü Ebû Hanife s.430-431; Hakim Müstedrek Tıp 4/196-197,403; müsned 4/315; ayrıca bakınız F. Kadir 4/347-348 K. Ummal 10-28214,28217; Beyhaki s. Kübra 9/345)

-İbn-i Ömer’in rivayetine göre, peygamber Aleyhisselam: “Sizden biriniz yürürken yorulduğu zaman koşsun! Koşmak yorgunluğu giderir. (Ramuz s.32; L Ukûl 1/217; K. Hakayık 1/18; ayrıca bak. E. Nuaym vr. 74b.

-Peygamber Aleyhisselâm: “Şüphesiz ki ağızlarınız Kur’an’ın yollarıdır. Onu misvak ile temizleyip güzelleştiriniz! (İ. Mace taharet H. 291 ; hadis mürseldir.)

-Ben dişlerimi o kadar misvaklarım ki, bazen ön dişlerim (ve etleri) sökülecek diye korkarım (İ. Mace taharet h.289)

-Misvak kullanınız! Zira misvak ağzı dişleri temizler. Cebrail Aleyhisselam her gelişinde bana misvak kullanmayı tavsiye etti. O kadarki bana ve ümmetime farz kılınacak diye korktum. (İ. Mace taharet h.289)

-Ümmetimden abdest alırken ve yemekten sonra ağızlarını ve dişlerini temizleyenler ne güzel iş yapmış olurlar. (Müsned 5/416; C. Sağır 1/123; F.Kadir 3/372 ayrıca bakınız. Nihaye 2/73)

-“Allah’ım! Delilikten, cüzzamdan, abraşlıktan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım” (Nesâî istizan 8/270; F. Davud zekat H. 1554; I. Hıbban 2/256H. 1004.)

 -“Ey Rabbim! Verdiğin nimetin yok  olmasından, sıhhat ve afiyetin, bozulmasından, intikamınla bütün hışmının ansızın gelmesinden sana sığınırım” (  Müslim zikir H. 96.)

-“Ey Allah’ım! Senden sıhhat, iffet, emânet, güzel ahlâk ve kadere rıza isterim” (E. Müfred 1/324.)

-“Allah’tan sıhhat ve afiyet isteyiniz! çünkü gerçek imandan sonra insana, sıhhat ve afiyetten daha üstün bir şey verilmemiştir”(F. Müfred 2/76.)

-“Sizden biriniz esneyeceği zaman elini ağzına koysun! Zira zararlı şeyler ağzına girer”

“Yüce Allah aksırmayı sever, esnemeyi  sevmez.  Sizden  biriniz esneyeceği zaman elinden geldiği kadar onu geri çevirmeye (yutkunmaya) çalışsın, esneyipte hâh-hâh i demesin! Çünkü böyle yapmanız şeytandandır, o bundan hoşlanır” buyurmuştur

-Sizlere inek sütünü tavsiye ederim. Zira ineğin sütü şifa, sütünden meydana gelen yağ deva, (yaşlı ve zayıflarının) eti ise derttir.

– Eban b. Osman’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Aleyhisselâm: “Herkim yerde ve gökte onun ismi ile beraber hiç bir şeyin zarar veremeyeceği   Allah’ın   adı   ile başlarım, o işitici ve bilicidir” diye üç kere dua ederse, sabaha kadar ona belâ isabet etmez. Her kim de bu duayı üç kere sabahleyin okursa akşama kadar belâ isabet etmez” buyurmuştur.  Eban b. Osman, felç hastalığına yakalanınca,  bu hadîsi Eban’dan işiten bir kimse: “Bu duayı okusaydın  da,  felç olmasaydın dercesine Eban’a dikkatlice bakıyordu, Bunun üzerine Eban: “Niçin dikkatli bakıyorsun? Allah’a yemin ederim ki, bu hadisi kendisinden işittiğim Osman; “yalan söyledi diyemem. Osman da, Peygamber Aleyhisselâm’a yalan isnat edemez. Fakat bana felç isabet ettiği gün ben çok sinirli ve öfkeli idim, bu duaları okumayı da unutmuştum”dedi

-Felç Hastalığının Yaygınlaşması: Yine Peygamber Aleyhisselâm: “Felç hastalığının ve ansızın ölümlerin çoğalması, kıyametin alâmetlerindendir”

-“Felç hastalığı insanlar arasında o kadar çoğalacaktır ki, halk onu Taun gibi bulaşıcı bir hastalık zannedeceklerdir” buyurmuştur.

-Hz. Âişe (r.a.) demiştir ki: “Peygamber Aleyhisselâm’a göğsümdeki bir sertlikten ve baş ağrısından şikâyet ettiğimde: “Ey Âişe! Sana sütlü bulamacı tavsiye ederim. Çünkü o, bu rahatsızlığı giderici ve vücudu koruyucudur” buyurdu (Nihaye 2/100; F.Kadir 3/564)

-Muğire b. Şu’be (r.a.) ise şöyle der: “Bir defasında Peygamber Aleyhisselâm’a: “Ey Allah’ın Resûlü! Bizim için faydalı olan bir yiyeceği bize yasakladınız” dedim. “Nedir o?” buyurdu. “Sarımsak” dedim. “Onun ne faydasını görüyordunuz?” diye sordu. Ben: “Göğsümüz ve sırtımızdaki hastalıklar, ağrılar için faydalıdır” dedim. Bunun üzerine Peygamber Aleyhisselâm: “Sizden her kim sarımsak yerse, kokusu gidinceye kadar mescidimize yaklaşmasın!” buyurdu. (K. Hakayık 2/148; ayrıca bakınız. C. Sağır 2/16: K. Kumral)

-Abdurrahman b. Numan (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Aleyhisselâm: “Yatarken gözlerinize sürme çekiniz! Çünkü sürme göz yaşını kurutur ve kirpik bitirir” buyurmuştur. (Ramuz s.79; Ukul 1/524; İ Mace  tıp h. 3496; Ayni 2/60(

-Diğer Hadîs-i Şeriflerde ise: “Gözlerinize sürme çekiniz! Zira sürme gözün görme duyusunu kuvvetlendirir, gözyaşını kurutur ve kirpik bitirir”(K.hata 1/164 h. 494)

-“Sizlere sürme çekmenizi tavsiye ederim. Çünkü o kirpik bitirir, göz çapaklarını giderir ve gözün görme duyusunu kuvvetlendirir” buyurulmuştur. (hata 1/164 h.494)

-Her yedi günde bir gusül edip başını ve bedenini yıkamak her müslümanın boynuna borçtur. (Müslim Cumua h.9 K. Ummal 7/212; Nesimi 1/164)

– Ebû Hüreyre Hz.’lerinin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte ise Peygamber Aleyhisselâm: “Aşırı sıcak ve aşırı; soğuktan sakınınız!” buyurmuştur.

(E. Nuaym vr. 27ab, 99a; K. Hafâ 1/146 H. 38O)

-Yine İbni Abbas (r.a.) demiştir ki: “Güneşte oturmaktan sakınınız! Çünkü güneş elbiseyi çürütür, bazı maddeleri kokuşturur, gizli hastalıkları da açığa çıkarır.( Hâkim tıp 4/411; C. Sağır 1/98; F. Kadir 3/130; ayrıca bak. Nihâye 1/191, 2/126; Râmuz s. 174; İbni Abbas ve Hz. Ali’den mürsel olarak rivayet edilmiştir.

-Hz. Ali de güneşte oturan kimseye: “Kalk, güneşte oturma! Zira güneşte oturmak cinsî münasebet istek ve arzusunu zayıflatır” demiştir. (Nihâye 1/278; ayrıca bak. Nihâye 1/191.)

– Yine Peygamber Aleyhisselâm:”Sizden biriniz gölgede olduğunda, gölge gidip oraya güneş gelirse, hemen kalksın! Zira orası zararlıdır”( Davud edeb H. 4821; S. Kübrâ 3/236-237; ayrıca bak. I. Mâce edeb H. 3722.)

-“Sizden biriniz güneşte olduğu zaman, oraya gölge gelir de, diğer bir kısmı ise güneşte kalırsa, hemen kalksın!” buyurmuştur. (Kübrâ 3/191)

– Câbir b.  Abdullah  (r.a.) ise:”Peygamber Aleyhisselâm, kişinin bir kısmının güneşte, diğer bir kısmının ise gölgede olarak uyumasını yasakladı.” (f. Nuaym vr. 31b)

-Hz. Aişe Validemizin haber verdiğine göre; Peygamber Aleyhisselâm güneşte ısıtılmış su ile abdest alınması veya gusledilmesin! yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: “Güneşte ısıtılmış suyun kullanılması, cilt hastalığı meydana getirir”(F. Davud tereccül H. 4172; Nesâfzinet 8/189; Kayyım s. 330.)

– Yine Hz. Âişe (r.a.) bu konuda şöyle demiştir: “Peygamber Aleyhisselâm yanıma gelmişti. Ben ise güneşte su ısıtıyordum. Bunun üzerine: “Ey Âişe! Böyle yapma! Zira güneşte ısınmış suyu kullanmak, abraşlık (cilt) hastalığı meydana getirir” buyurdu. ( Kayyım s. 384.)

-Hz. Ömer (r.a.) de: “Güneşte ısınmış su ile gusletmeyiniz! Zira güneşte ısınmış su ile yıkanmak cilt hastalığı meydana getirir” demiştir. ( Nihaye 1/7. ayrıca bak. Nihâye 3/99.)

-Hz. Ali’nin oğlu Muhammed, Peygamber Aleyhisselâm’ın eşi Âişe’ye;”Peygamber Aleyhisselâm güzel koku kullanır mıydı?” diye sormuş. Âişe de:”Evet; misk ve amber gibi kokusu olup rengi olmayan, erkeklere mahsus, güzel kokular kullanırdı” demiştir (Nesâîzinet 8/150.)

-Peygamber Aleyhisselâm: “Ziyaret için bir hastanın yanına vardığınızda, onun bu hastalıktan kurtulabileceği ve daha  nice yıllar yaşayacağı ümidini veriniz!Çünkü sizin böyle konuşmanız,Allah’ın kaza ve kaderinden hiç bir şeyi değiştirmez, fakat bu sözleri hastanın gönlünü ferahlatır, moralini yükseltir” buyurmuştur.

-Peygamber Aleyhisselâm: “Müslüman kimse, hasta bir din kardeşini ziyaret ederse, ziyaretten dönünceye kadar, cennet bahçesinde gezmiş gibidir.(Müslim)

-“Her kim bir hastayı ziyaret ederse Allah’ın rahmetine dalmış olur. Oturunca da rahmet içinde oturmuş olur.(Müsned)

-“Aç olanı doyurunuz, hasta olanı ziyaret ediniz, köleyi de âzâd edip hürriyetine kavuşturunuz!( Buhari)

-“Sizden birinizin elini hastanın (eli veya) alnı üzerine koyması ve hastaya: “Nasılsınız? -Nasıl sabah ladiniz, nasıl akşam ettiniz?” diye sorması ziyaretin âdâbındandır” buyurmuştur. (Buhari)

-Nitekim Peygamber Aleyhisselâm bir hastayı ziyaret ettiği zaman elini hastanın (eli veya alnı) üzerine koymak âdetleriydi.(Tirmizi)

-Hz.Âişe(r.a.) demiştir ki: Peygamber Aleyhisselâm, Hac veya Umre için ihrama girmek istediği zaman, başını hatmi ve çöven tozu ile yıkardı. Sonra da az miktarda zeytinyağı ile yağlardı”((Müsned 6/78)

-Peygamber AleyhisSelâm:Eşlem Kabîlesi’nden Rebeze Yaylası’na gitmek isteyen Seleme b. Ekvâ’ya: “Ey Eslemliler! Yaylaya çıkınız! Nesim rüzgarlarını (güzel havalarını) koklayıp teneffüs ediniz! Kuytu ve güzel yerlerinde de konaklayınız!…” buyurmuştur. ( Müsned 4/55,3/361; Tabakâtü İbniSâd4/306; ayrıca bak. Müsned 4/47, 54; Buhâri fıten 8/94; Müslim imâre H. 82; Nesâî biat 7/151-52.)

-Hz. Ali (r.a.)’nin rivayet ettiği bir Hadîs-i Şerifte Peygamber Aleyhisselâm: “Her kimin bir çocuğu doğar, sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okursa, o çocuğa Ümmü Sübyan hastalığı zarar vermez” buyurmuştur.( M. Ledünniye 2/159İ. Sünnî’den naklen.)

-Sâd İbni Ebî Vakkas (r.a.) demiştir ki: “Ben bir hastalığa yakalanmıştım, Peygamber Aleyhisselâm hasta hatırı sormak için yanıma geldi. Elini göğsümde iki mememin arasına koydu. Hatta ben, Resülullah’ın  elinin soğukluğunu kalbimde hissettim. Sonra şöyle buyurdu. “Sen kalp hastalığına yakalanmışsın! Sakîf in kardeşi Haris İbni Kelede’ye git, tedavi ol! Zira o tabip bir kimsedir. Medine’nin acve denilen hurmasından yedi tane alsın, onları çekirdekleri ile beraber dövsün, sonra onu süt ve yağ ile sulandırarak sana yedirsin!”( F. Davud tıp H. 3875; Nihâye 3/405, 5/152; Fâik 3/ l 85; Hattâb f 1/195-96; K. Ummal 10/28199,28468; Hadis \ munkatdır.)

Hadîs-i Şerifin başka bir rivayetinde ise, Sâd İbni Ebî Vakkâs, Mekke’de hastalandığında, Peygamber Aleyhisselâm ziyaretine varmış ve: “Buna bir tabip çağırınız!” buyurmuş, oradakiler de: “Haris İbni Kelede’yi çağırmışlar. Tabip hastayı muayene ettikten sonra: “Korkulacak bir şey yok, ancak buna hurma ezmesi ile sütü karıştırıp pişirin ve bulamaç hâlinde yedirin!” demiş, onlar da pişirip yedirmişler, V böylece Sâd iyileşmiştir-(İ.Sünnîvr.3lb ;Süyûtî vr. 16b.)

-KAN HÜCUMU   (hipertansiyon) Damarların aşırı derecede kan ile  dolmasına, organlarda kanın çoğalarak hassas bölgeleri rahatsız etmesine ve normal  hâlinden  çıkmasına “kan hücumu” denir

Belirtileri: Yorgunluk, baygınlık, baş ağrısı, baş dönmesi, çalışmaya isteksizlik, basit bir hâdise de infial, gözlerde rahatsızlık gibi şeylerdir

Tedavi:Kan Aldırmak:

“Peygamber Aleyhisselâm: “Sıcakların arttığı zaman, vücuttan kan aldır­makla sıcağın zararını gidermeye çalışınız! Zira sıcakta sizden birinizin kanı hücuma geçerek onu öldür­mesin!

“Gerçekten kan, sahibine hücum ettiği zaman kişiyi öldürür” buyur­muştur

“Aç karına kan aldırmak daha faydalıdır. Kan aldırmakta şifa ve bereket vardır. Vücuttan kan aldırmak zekâyı ve bellek gücünü de artırır..(Nihâye 1/174; Kamus 3/478.  NesM 3/97. Hâkim tıp 4/212; Râmuz s. 71; L. Ukûl 1/465; ayrıca bak. I. Mâce tıp H. 3487-88; Herev f 1/100; K. Umma/10/ 28119,28126, 28127; Faik 1/142   E. Nuaym vr. 36a; I. Sünni’vr. 17a. 1. Mâce tıp H. 3487-88; Hâkim tıp 4/ 409 Davud tıp H.3861; Tirmizî tıp H.2051; Hâkim 2/2 W; F. Kadir 6/34.Râmuz. 202; L. Ukûl 2/407 f. Davud savm H. 2449; Buharı savm 2/247 K. Umma/7/18068. [10]- Bağdadî s. 89, 136.)

-KARACİĞER İLTİHABI:Sebepleri:Peygamber Aleyhisselâm:”Sizden biriniz su içtiği zaman yavaş yavaş içsin, bir nefeste içmesin! Zira suyu bir nefeste içmek karaciğer iltihabı (ve nefes tıkanıklığı) meydana getirir” buyurmuştur(Abdürrezzak)

-Peygamber Aleyhisselâm: “Evlerinizi zaman zaman akgünlük, yavşan, kekik ve gelin çiçeği gibi güzel kokulu otlarla tütsülendiriniz!” buyurmuştur.(Râmuz. 243; L. Ukûl 3/14 Beyhak ‘inin Şuabü’l İman ‘dan naklen; K. Halayık s. 11; f. Nuaym vr. W9a, 113a,)

Bu Yazıyı Paylaşır mısınız?

Hakkında ROTALI KAPTAN

Merhaba; 1996 Yılında Başlayan Bölgesel Radyoculuk Hayatımda Bir Çok Organizelere İmza Attım. Ayrıca Kirmizigulfm.com'un Kurucusuyum. Reel Hayatta Olduğu Gibi Sanal Ortamda da Milli ve Manevi Değerlerimizi Ön Plana Çıkaran Yayın Anlayışımızla Hizmet Etmekteyiz. Bilgi İşlem Mezunuyum. Web Tasarım, Domain ve Hosting Çalışmaları Ve Başta Abdurrahman Önül Olmak Üzere Bir Çok Sanatçı Kardeşimizle Konser Organizeleri Yapmaktayım. Ayrıca Smf ve Wordpress Tema ve Mod Geliştirici Çalışmalar Yapmaktayım...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Soru: