Perşembe , 23 Kasım 2017
SON YAZILAR

Tarih Sayfalarından

Mekke’nin Fethi

(Hicret’in 8. senesi Ramazan ayı, Cuma / Milâdî 630 Ocak) Mekke: Yeryüzünde tevhidin timsâli ilk mâbed olan Kâbe’nin bulunduğu şe­hir… O Kâbe ki “Çok mübarek ve âlemlere hidayet olan Beyt’tir.”[1]Mübare­kiyeti ve hidayete vesile oluşu Tevhid-i İlâhî’nin mücessem bir delili olmasın­dan ileri gelmektedir. İlk bânisi, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem (a.s.), onu bu gaye için inşa et­mişti. Zamanla bina ... Devamını Oku »

Çanakkale Savaşında İnsanlık Dersi

Çanakkale Savaşlar’ında savaşıp, bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generali Bridges, yurduna döndükten sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor: “Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirsiniz.Hiç unutmam.Savaş sahasında döğüş bitmişti.Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zaliyat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamayacağım.Yerde bir ... Devamını Oku »

Bilge Kağan’ın Öğütleri

Bilge Kağan’ın Öğütleri Bilge Kağan, altıncı yüzyılın başlarında, yedinci yüz yılın ortalarında, Mancur’ ya dan İran’ a kadar uzanan geniş bölgede, Asya’ nın hakimi olmuş, Orhun Abideleri denilen “Ebedi taşa” yazdırdığı ”Türk Milletinin, Türk devletinin adı, sanı yok olmasın” dediği öğüdünde; “Ey Türk Oğuz Beyleri! Bu sözümü iyi işitin! Üstten gök çökmedikçe, alttan yer delinmedikçe biliniz ki, Türk milleti, Türk ... Devamını Oku »

İstanbul semtlerinin adı nereden geliyor?

Aksaray: Fatih’in sadrazamı Ishak Paşa, Iç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin  bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler. Ahırkapı: Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan yedi ahır kapısından birisi olan bu semte, Padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için Ahırkapı ismi verildi. Aşiyan: Kuş yuvası. Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret’in burada bulunan, Farsçada kuş yuvası anlamına ... Devamını Oku »

Dünyada ilk ezan sizce nerede okunuyor ?

Bu harika gerçeği bilmeyen veya merak edipte linke tıklayarak bakanlarınız var bunu tahmin edebiliyorum. Hatta yorum yapanlarınız bile olacaktır. evet dünyada ilk ezan Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi parasıyla Japonya –  Tokyo’ da yaptırmış olduğu camide okunmaktadır. Haberin yalan olduğunu iddia edenlerde olabilir. Herkes kendi güvendiği kaynaklardan araştırma yapabilirler.   Bu cami Dünya üzerinde her gün ilk ezanı okuyan camidir. Devamını Oku »

Kanuni’nin Sandığı

Kanunî Sultan Süleyman’ın vefatından sonra yerine getirilmesini istediği vasiyeti, şahsına ait küçük bir sandığın da kendisi ile beraber gömülmesiydi…   Kanunî Sultan Süleyman, ömrü at sırtında geçmiş büyük bir cihangirdi. Saltanatı zail anında Osmanlı Devleti, Viyana kapılanndan Yemen’e, Cezayir’den Kafkasya hududuna kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştı. O öyle kudretli ve hükmü geçerli bir padişahtı ki doğu ve batı hükümdarları problemlerine ... Devamını Oku »

Çanakkale Savaşında İnsanlık Dersi (Fransız Generalinden)

Çanakkale Savaşlar’ında savaşıp, bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generali Bridges, yurduna döndükten sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor: “Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirsiniz.Hiç unutmam.Savaş sahasında döğüş bitmişti.Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zaliyat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamayacağım.Yerde bir ... Devamını Oku »

Osmanlı’da İlmin Köşetaşları

Takîyüddin ibni Mâruf  16. Yüzyılın Dâhi Astronom ve Matematikçisi  Bakasın Takiyüddin Efendi, Şevketlü hünkarımız Murad Hân’ın fermânıdır. Tophane sırtları emrine verilmiştir. Orada bir rasathane ( gözlem evi ) kurup yıldızları gözleyesin. Kaç bin akçe lüzum ediyorsa esirgenmeyecek, Devlet-i Âliyye bütün taleplerini yerine getirecektir. Vezir-i Âzâm Sokullu Mehmed Paşa dahi sana duadadır. Göreyim seni, Osmanlı’nın namını bu sahada dahi bütün cihana ... Devamını Oku »

Sultana da Aşık Olunur

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ ı fethettiğinde bir süre orda kalır. İdareyi  eline alıp kendi hakimiyetini yerleştirmek için böyle bir siyaset elzemdir. Bu sırada da bir çadırda kalmaktadır. Çadırı süpürüp temizlemeyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye gelir, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gider, akşam olduğunda ise Yavuz Selim Han çadırına geri ... Devamını Oku »

Kendi Cenaze Namazını Kılan Şehidler..

cenaze-namazı_kılan-şehitler

Babamım dostlarındandı, dimdik yürürdü.. Hani Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmemiş tipler vardır ya, öyle biriydi. Ben çok küçüktüm, evimize misafir gelirdi. “Oğul” diye seslenirdi hep. Bağdaş kurmaz, diz çöker öyle otururdu. Gaz lambası ışığında daha bir heybetli görünürdü gözüme. Hep bitip tükenmek bilmeyen harp hatıraları anlatırdı. Çanakkale, Gazze, Kafkas cephelerini dolaşmış; Sakarya, Dumlupınar’da savaşmış. Ancak İzmir’in kurtuluşundan sonra köyüne dönebilmişti. ... Devamını Oku »

Gündemdeki Tarih: Popülist mi, popüler mi?

Gündemdeki Tarih: Popülist mi, popüler mi?

Popüler tarih popüler olmak için yazılmaz. Onun da belirli ilkeleri vardır. Yani bilimdışı değildir. Ancak popülistler tarafından yazılan tarihin bilimsel ilkeleri olamaz. O halde popüler tarihi popülist olandan ayırıp bilimsel kılacak kıstaslar nelerdir? Tarihin popüler olup olmamasına dair bir yazının herkesin okuyabileceği tarzda hazırlanan bir dergide yer alması ile medyanın yönlendirdiği ve belki medyanın da yönlendirildiği bir sanal dünya anlayışına ... Devamını Oku »

Kahve İçin Şiir Şeklinde Fetva Verilmişti

Kahve İçin Şiir Şeklinde Fetva Verilmişti

 Nitekim halk, ilk defa gördükleri bu kara-kuru nesne hakkında şüpheye düştü. Önceleri yenilir mi, yutulur mu, içilir mi, kısacası nasıl bir şey olduğunu bilmedikleri kahve hakkında dedikodular dolaşırken, az bir zaman sonra bütün imparatorluğa yayılan kahve, kendisine epey bir tiryaki topladı. Bazı çevreler ise bu durumdan hoşnut değildi. Ve durum dönemin Şeyhülislamına kadar çıkacaktı… Yaklaşık olarak 1550’li yıllarda İstanbul’a geldi ... Devamını Oku »