Cuma , 16 Kasım 2018
SON YAZILAR

İslam’da Kölelik Müessesesi

 İslam Hukuku’nun temelleri ikiye ayrılır;

          1)ilk defa İslamiyet’in vaz’ı ettiği hükümlerdir. Zekat ve miras  gibi.

          2)İslamiyet’in ilk defa ortaya çıkarmadığı fakat daha önce var olan hükümleri tadil yoluna gittiği şeylerdir. Mesela İslamiyet’ten önce on kadınla bile yaşanılıyordu. Sekiz hanımlı Haris Bin Kays hazretleri dört hanımını boşamak zorunda kalmıştı. Bazılarının iddia ettiği gibi İslamiyet evlilik müessesini tek eşlilikten çok eşliliğe çıkarmamış aksine çok eşlilikte tadil yoluna gitmiştir. Yirmi kadınla zinayı meşru gören bir zihniyetin İslamiyet’in bu hükmünü anlayamaması gerçekten düşündürücüdür. Mevzuumuz dışı olduğundan bu konuda daha fazla şey yazmaya gerek yoktur.

         İşte bu manada kölelikte de aynı şey söz konusudur. Yani kölelik islamiyet’in koymuş olduğu bir müessese değildir. Kaldı ki İslamiyet köleliği tedrici olarak kaldırma yoluna gitmiştir. İslam’a göre insanlar doğuştan hürdür,asıl olan hürriyettir; kölelik istisnaidir.(Aclani,tarih1)         

 

          Bizim için kölelik mevzuunu incelemek de gerçekten zor bir iştir.çünkü İslamiyet dediğimiz zaman birbirinden ayrılması mümkün olmayan organik bir yapı karşımıza çıkmaktadır.Bir bilim adamının deyimiyle “İslamın tetkik ve taliminde bir araştırmacı için en büyük güçlük, İslamın bütün meselelerinin birbiriyle alakalı,birbirinden ayrılmaz ve birbirinden ayrı incelenemez bir bütün oluşudur.”

        Hep beraber Kuran-ı Kerim Nur suresi ayet 32-33’e bir göz atalım.

        “Bir de sizden olan dulları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salihleri evlendirin.Eğer fukara iseler Allah onlara fazlından gına verir.Allah vasi’dir,alimdir.Bir nikaha çare bulamayanlar  Allah kendilerine  bir gına verinceye kadar iffetli kalmaya çalışsınlar. Memlüklerinizden mükatebe isteyenleri de eğer kendilerinde bir hayır biliyorsanız hemen kitabete kesin ve onlara Allah’ın size verdiği maldan verin ve dünya hayatının geçici metaını kazanacaksınız diye cariyelerinizi fuhşa ikrah etmeyin, hele iffetli olmak isterlerse; her kim de onları ikrah ederse şüphesiz Allah onlara ikrahlarından sonra gafurdur, rahimdir.”

         Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirinde bu ayetin nüzül sebebi olarak Abdullah İbni Übeyy İbni Selül adlı bir münafıktan söz edilmektedir.Bu herifi na şerif altı cariyesini ikrah ile fuhuşa sevk ediyordu.İkisi de gelip Rasülüllah efendimize şikayette bulundular.İşte bunun üzerine bu ayeti kerime nazil oldu.Bu ayeti kerime ile bu iki zavallı cariyenin günahkar olmadıkları ifade olunmuş oluyordu.

         Ayeti kerimeye bakıldığı zaman mükatebe adlı bir müesseseden bahsolunduğu görülüyor.Mükateb, köle azadı bedele bağlı köle şeklinde Türkçeleştirilebilir.Efendi köle ve cariyesini,şart kıldığı bir mal karşılığında azad etmek ister ve köle de bu akdi kabul ederse köle mükateb olur. Mükatebe bedeli ,hukuken mal sayılabilen bir şey de olabilir.Mesela “Bu yazılı belgenin yazılış tarihinden itibaren dört ay çalışırsa benim kölem azad olsun diye bir anlaşma yapabilir.” Bu mükatebe anlaşmasından sonra zikri geçen köle dürüst bir şekilde çalışırsa artık o köle hür olacaktır.Ayeti kerimede geçen “onlarla mükatebe akdi yapın” ifadesi köle için bir hak,efendi için ilahi bir emirdir.İslamiyet zekat verilecek olan sekiz sınıfı sayarken bunlardan biri olarak da mükateb köleleri zikretmiştir.Bu ilahi hüküm gereğince kitabet bedelini ödemekten aciz olan kölelere asırlarca devlet hazinesinden yardım yapılmıştır.Köleleri hürriyetlerine kavuşturmak adeta devletin asli vazifesi olmuştur.Bunun tarih boyunca ecdadımız tarafından en güzel şekilde uygulandığını belgelerden anlıyoruz.Bu arada efendi kitabet bedelinin ödenmesinde kölesine yardım edecektir.Hatta İmamı Şafii hazretleri efendinin bu hususta yardım etmesini farz görecek kadar ileri gitmiştir.Hanefi hukukçularının katıldığı görüşe göre mükatebe akdi ile köle efendisinin elinden çıkar,ancak mülkiyeti devam eder.Yani fiili hürriyet,akdin yapılmasıyla başlar.Artık akdin yapılmasıyla köleyi efendinin satma ve istihdam etme imkanı kalmamıştır.Eğer efendi cariyesiyle karı-koca hayatı yaşıyorsa veya ilmi bir tabirle istifraş hakkına sahipse artık efendi o cariye ile münasebette bulunamaz.Aksi takdirde nikah yapması lazımdır.

         Peki İslamiyet köleliği neden “pat” diye kaldırmamışta tedrici bir metot izlemiştir? Baştan beri incelediğimiz ayeti kerimede geçen ifadeleri dikkatle tetkik ettiğimiz zaman bunun nedenini açık olarak görürüz.Ayet aynen şöyle diyor “… sizinle mükatebe akdi yapmak isteyenlerle,eğer onlar hakkında hayırlı olacağına inanıyorsanız onlarla öyle mükatebe yapınız…”.Bu ayetin izahını peygamberimiz şöyle yapmıştır “Yani bir sanat sahibi olup da kendi geçimlerini temin edecek durumda iseler ve hayatı tek başına yürütebilecek güç kendilerinde var ise akit yapınız.Aksi takdirde onları insanların üzerine yırtıcı köpekler gibi salıvermeyiniz.”Bu sözü ile yüce peygamberimiz işsiz güçsüz binlerce kişinin azad edilmesi  halinde toplumda büyük bir facianın olacağına işaret etmiştir.(Geniş bilgi için :Kuduri,mükateb bahsi-Osmanlıda harem,shf:121)

          İslam Tarihinden bir misal vererek mevzuumuza devam edelim.Bir Kıbtıye haksız yere vuran Mısır valisinin oğluna Hz.Ömer babası da yanında olduğu halde şöyle demiştir:

    -Bu insanlar analarından hür doğdukları halde onları ne zaman köle yaptınız.

          Hz. Ömer köleliğin azaltılması için müşahhas tedbirler almış ve uygulamalarıyla köleyi efendiye eşit kılmıştır.Bu konuya o kadar önem vermiştir ki, devlet başkanı olur olmaz gerçekleştirdiği ilk uygulama Hz.Ebu Bekir döneminde isyancılar ile girişilen savaşta köle edilenleri özgürlüklerine kavuşturup hiçbir Arabın köle edilemeyeceğini ilan etmesiydi.Bu mevzuuda büyük bir çaba harcayan Hz.Ömer efendimiz bu amaçla anne olduktan sonra bir köle kadının alınıp satılmasını yasakladı.Köleleri çocuklarından ayırmanın yasak olduğunu kabul etti.Köleleri kollamayan devlet memurlarının görevlerinden uzaklaştırılması uygulamasını başlattı.

          Bir hadis-i şerifte peygamberimiz şöyle diyor: “Hiç biriniz onlara kölem cariyem demesin bilakis onlara oğlum ve kızım desin.”(Buhari). Yine bir hadiste şöyle diyor efendimiz: “Sizden biriniz taamı kölesi getirdiği zaman oturup yesin.Şayet yemek az olur da efendisiyle oturmaz ise efendi hadimine bir yahut iki lokma versin.Çünkü o taamı köle hazırlamıştır.(Buhari).Bize şu iki hadis-i şerif üzerinde düşünmek bile müslümanların kölelere ne denli iyi davranması gerektiğini açıkça ifade etmektedir.

      Biz yine başka bir ayeti kerimeyi inceleyelim. “Ona iki yolu gösterdik.Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi.( Beled 10-11-12):Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir? Köle azad etmektir.”Ayeti kerimenin tefsirinde Hz. Ali efendimiz bu iki yoldan murat hayır ve şerdir demiştir.Sarp yokuş ifadesiyle iyilik yapmak kadar kötülük yapmanın da zor olduğuna işaret vardır.Şöyle ki firavun olma firavunla savaşmak kadar zordur.Burada köle azad etmekle murat insan olarak köle azad etmektir.Yine köle azad etmeye insanın kendi nefsini cehennemden azad etmesi olarak da mana veren alimler olmuştur.Bu ayetin tefsirinde bir hadis-i şerife daha mealen deyinmeden geçemeyeceğim.Ebu Hureyre’den (r.a) nakil olunan bu hadis aynen şöyledir: “Her kim mümin bir köleyi azad ederse,yüce Allah onun her azasına karşılık azad edenin bir uzvunu cehennem ateşinden azad eder.Hatta üreme uzvuna karşılık üreme organını ateşten azad eder.”Gerek Hz. Allahın ayetleri, gerek rasülünün sözleri hep kölelik müessesesini kaldırmaya yöneliktir.İslamiyetin bir sevap olarak teşvik ettiği köle azadı bu gün dünyada köleliğin yok denecek kadar azalmasında en büyük etkendir.Bunda düşünen insanlar için ibretler vardır.(Elmalılı Tefsiri ilgili ayet)

         Efendimiz hazretlerinin köle azad etmeyi teşvik eden bir hadis-i şerifine daha göz atalım: “Cariyesi olan kimse ona bir şeyler öğretir,iyi muamelede bulunur ve onu evlendirirse dünyada ve ahirette iki sevap vardır.Bir sevap evlendirme ve öğretme için diğer bir sevapta azad etme içindir.(Tecridi Sarih) Hz.Rasülün köleliği kaldırmaya yönelik emirleri İslamın her zaman için köleliğin ilgasına çalıştığının en bariz göstergesidir.Bu sebebten İslamda kölelik diye bir şey yoktur olsa olsa zaman içide köleliğin erimesi için alınacak tedbirler vardır.

Bu Yazıyı Paylaşır mısınız?

Hakkında ROTALI KAPTAN

Merhaba; 1996 Yılında Başlayan Bölgesel Radyoculuk Hayatımda Bir Çok Organizelere İmza Attım. Ayrıca Kirmizigulfm.com'un Kurucusuyum. Reel Hayatta Olduğu Gibi Sanal Ortamda da Milli ve Manevi Değerlerimizi Ön Plana Çıkaran Yayın Anlayışımızla Hizmet Etmekteyiz. Bilgi İşlem Mezunuyum. Web Tasarım, Domain ve Hosting Çalışmaları Ve Başta Abdurrahman Önül Olmak Üzere Bir Çok Sanatçı Kardeşimizle Konser Organizeleri Yapmaktayım. Ayrıca Smf ve Wordpress Tema ve Mod Geliştirici Çalışmalar Yapmaktayım...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Soru: