Cumartesi , 25 Nisan 2026
SON YAZILAR

Engellilerimize Karşı Görevlerimiz

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيمِ

 

ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِ

 

Muhterem Kardeşlerim!

 

İnancıyla, söz ve davranışlarıyla dünyada imtihan halinde bulunan insan, bütün hayatını; inişi, çıkışı, açısı, tatlısı, ıstırap ve neşesi bulunan bir yolda sürdürür. Aynı zamanda insanın üzerinde pek çok emanet, görev ve sorumluluk vardır. Bu sorumlulukları yerine getirirken güldüğü ve ağladığı anlar olur. Samimi bir müslümanın dünya hayatında karşılaştığı hiçbir sıkıntı ve zorluk yoktur ki, ahiret yaşamında bütün bunlar kendisi için hayır olmasın. Hastalık, sıkıntı, zorluk ve herhangi bir aza noksanlığı arzu edilmez, ancak bütün önlemler alınmasına rağmen bunlardan herhangi birisi başa gelirse de sabretmek gerekir. Başına gelen sıkıntılar bazen insanın kendi ihmalinden kaynaklanır. Bazen hiç kusuru olmadığı halde sorumsuz, saygısız ve kural tanımaz diğer insanlardan kaynaklanır.

 

Değerli Mü’minler!

 

İster doğumla olsun, ister sonradan olsun engelli veya özürlü olması veya engelli hale gelmesi de insan için şüphesiz ki bir ahiret sınavıdır.  Bu sınav hem özür sahibi, hem yakını, hem de diğer insanlar içindir. Unutmamak lazımdır ki, insan ya engelli, ya engelli yakını ya da engelli adayıdır. Dolayısıyla bu durum hepimizi ilgilendirmektedir. Engelli kardeşlerimize bir taraftan merhametle davranırken diğer taraftan onlara sabrı tavsiye ederek moral vermek gerekir. (1)  Yani şikayet ve sitem etmek değil; tedbirli ve hazırlıklı olmaktır esas olan. Bu olgu karşısında ne yapmak; nasıl davranmak gerektiğini bilmek bizim basiretimizin derecesini gösterecektir.

 

Muhterem Cemaat!

 

İslamiyet, insani münasebetlere çok büyük önem verir. Bu konuda insanlar arasında sağlıklı ve engelli diye bir ayrım da yapılmaz. Ancak yardıma, bakıma ve ilgiye muhtaçlara karşı daha fazla ilgi göstermek teşvik edilmiştir. Bu nedenledir ki, Hz. Hatice’nin ifadesiyle Peygamberimiz, ‘‘güçsüzü yüklenen’’ kimse diye tanıtılmıştır. Özellikle engelli, özürlü ve hasta insanlarla ilişkilerde şu hususlara dikkat edilmelidir:  Onlara itibar ve iltifat etmek, değer vermek, söz ve davranışlarla onları onure etmek bizim karakter ve ahlakımız olmalıdır. Nitekim Peygamberimizin (sav) hayatında bunun örneklerini sıkça görmekteyiz. İşte onlardan biri: Görme özürlü bir sahabi kabilesinin imamlığını yapıyordu. Görev yaptığı mescit ile evi arasında bir vadi vardı. Yağmur yağınca camiye gitmesi zor oluyordu. Hz. Peygamber’e gitti ve ona; Ey Allah’ın Rasül’ü ben göremiyorum, karanlık ve sel oluyor, mescide gidemiyorum, evimde namaz kılsanız da ben orayı namazgah edinsem olmaz mı? dedi. Peygamberimiz onun evine gitti, “nerede namaz kılmamı istersin?” dedi. O da namaz kılmak istediği yeri gösterdi. Hz. Peygamber’de orada namaz kıldı. (2)
 

Ayrıca onları ziyaret etmek, gönüllerini almak onların morallerini düzeltecektir. Her fırsatta yardım etmek onların ihtiyacını görmek hem onları memnun edecek hem de bize sevap kazandıracaktır. Çünkü  peygamber efendimiz tarafından ‘‘Görmeyene yol göstermek, sağır ve dilsizle ilgilenmek, bineğine binmeye çalışan engelliye yardım etmek sadakadır.’’ (3) müjdesi verilmiştir.  Özürlülere karşı aşağılayıcı, kırıcı söz ve tavırdan kaçınmak, onlara usulüne uygun eğitim vermek, çalışabilecek olanlara iş imkanı sağlamak, cadde ve sokaklarımızı, toplu ulaşım araçlarını, binaların giriş ve çıkışlarını onların da rahatça kullanabileceği şekilde düzenlemek insani  ve kulluk görevlerimiz arasındadır. Ayrıca engellilerin topluma kazandırılması ve onların hayatlarını kolaylaştırma noktasında, kamu kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine, bu konuda hizmet veren dernek ve vakıflara büyük görevler düşmektedir. Bütün bunların yanında özürlü kardeşlerimize acımadan onları müstakil bir şahsiyet olarak kabul ederek gerçek özrün bedende değil zihinde anlayışta olduğunu unutmayalım.

 

Aziz Kardeşlerim!

 

Unutmamak gerekir ki, insanın Allah katındaki değeri iman, ibadet, salih amel, takva ve güzel ahlak nispetindedir. Çünkü Allah insanları bu açıdan değerlendirmekte, onların fiziki yapılarına, renklerine, ırklarına, cinsiyetlerine, sağlam ve engelli oluşlarına bakmamaktadır. Şu nokta hiçbir zaman unutulmamalıdır ki; asıl engellilik aza noksanlığı değil, özürlülerin durumunu hissedip göremeyen kalp ve gönül noksanlığıdır.

 
1-Beled, 17.
2-Buhari, Ezan, 40 .
3-Ahmet b. Hanbel,169, 350.

Linkback: http://www.kirmizigulfm.com/forum/hutbeler/engellilere-karsi-gorevlerimiz-t5898.0.html

Bu Yazıyı Paylaşır mısınız?

Hakkında ROTALI KAPTAN

Merhaba; 1996 Yılında Başlayan Bölgesel Radyoculuk Hayatımda Bir Çok Organizelere İmza Attım. Ayrıca Kirmizigulfm.com'un Kurucusuyum. Reel Hayatta Olduğu Gibi Sanal Ortamda da Milli ve Manevi Değerlerimizi Ön Plana Çıkaran Yayın Anlayışımızla Hizmet Etmekteyiz. Bilgi İşlem Mezunuyum. Web Tasarım, Domain ve Hosting Çalışmaları Ve Başta Abdurrahman Önül Olmak Üzere Bir Çok Sanatçı Kardeşimizle Konser Organizeleri Yapmaktayım. Ayrıca Smf ve Wordpress Tema ve Mod Geliştirici Çalışmalar Yapmaktayım...

5 yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Soru: