Cuma , 24 Kasım 2017
SON YAZILAR

İmam Ali Dinin Direğidir

Hz. Ali‘den (a.s.) şöyle nakledilmiştir: “Resûlullah (s.a.a.) beni (temsilcisi olarak) Yemen’e gönderdi. Ben, ‘Ya Resûlallah, benim daha yaşım küçüktür’ dediğimde, Allah Resulü elini benim göğsüme koyarak şöyle buyurdu: ‘Git; hiç şüphesiz Allah senin dilini sabit kılıp kalbini hidâyet edecektir.’ Ondan sonra ihtilaf edip de karşıma gelen iki hasım arasında vereceğim hüküm hakkında asla tereddüde düşmedim.” (El–Fusûlü’l–Mie, c.5, s.268).

Yine senetli bir şekilde Hz. Ali’den (a.s.) şöyle nakledilmiştir: “Resûlullah (s.a.a.), beni Yemen’e gönderdi. Ben, ‘Ya Resûlallah, beni onların arasında hüküm vermek için gönderiyorsunuz, oysa ben bir gencim ve nasıl yargılayıp hüküm vereceğimi bilmiyorum’ dedim. Bunun üzerine Allah Resulü eliyle benim göğsüme vurdu; sonra şöyle buyurdu: ‘Allah’ım, onun kalbini hidâyet et ve dilini sabit kıl!’ Ondan sonra iki kişi arasında verdiğim hiçbir hükümde tereddüde düşmedim.” (Fezâilü’l–Hamse, c.2, s.260; El–Menâkıb (Hârezmî), s.13; Kenzü’l–Ummâl, c.13, s.120; İhkâkü’l–Hak, c.8, s.39).

20652

İmam Ali’den (a.s.) şöyle nakledilmiştir: “Canıma and olsun ki, ben Hakka muhalefet eden ve yolunu sapmış kimselere karşı tavizkâr ve gevşek davranmayacağım.” (Nehcü’l–Belâğa, Hutbe: 24).

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali’den şikâyet etmeyin; zira o, Allah’ın zâtı hakkında katıdır ve müdâra ehli değildir.” (Behcü’s–Sebâğa, c.4, s.129; İhkâkü’l–Hak, c.4, s.244; Bihârü’l–Envâr, c.21, s.374).

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali, dinin direğidir.” Yine şöyle buyurmuştur: “Bu (Ali), Benden sonra hak uğruna insanlara kılıç sallayacaktır!” (El–Kâfî, c.1, s.354).

Senetli bir şekilde Esbağ b. Nübâte’den şöyle nakledilmiştir: “Beş kişiyi zina suçuyla Halife Ömer’in yanına getirdiler. Halife, onların her birisine şer’î had uygulanması için emir verdi. Orada hazır bulunan Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurdu: ‘Ya Ömer, bu onların hakkında verilmesi gereken hüküm değildir.’ Ömer, ‘O hâlde (uygun) haddi onlara siz uygulayın’ dediğinde, Hz. Ali (a.s.), onlardan birisini öne alıp boynunu vurdu; diğer birisini recm etti; bir diğerine kırbaç haddi uyguladı; dördüncüsüne bir haddin yarısı kadar (elli kırbaç) vurdu; beşincisini ise mazur gördü ve serbest bıraktı. Bunu gören Halife Ömer, hayrete düştü; insanlar da şaşırıp kaldı. Ömer şöyle dedi: ‘Ey Ebe’l–Hasan, tek bir olayda suçlu olan beş kişiye ayrı ayrı beş hüküm uyguladın ki hiçbirisi diğerine benzemiyor (bunun sebebi nedir)?’ Hz. Emirü’l–Müminin (a.s.), ‘Bunlardan birincisi zimmî (İslam devletinde yaşayan kitap ehli) idi; (işlediği suç ile) zimmîlik vasfını kaybettiği için haddi kılıçtan başka bir şey değildi. İkincisi evli bir kişi olduğu için haddi recm idi. Üçüncüsü bekâr olduğu için haddi yüz kırbaç idi. Dördüncüsü köle olduğu için cezası kırbaç haddinin yarısı idi. Beşincisi ise akılsız bir deli idi (ve dolayısıyla her hangi bir cezayı hak etmemişti)’ buyurdu.” (Et–Tehzîb, c.10, s.50; El–Fusûlü’l–Mie, c.5, s.331).

Bu Yazıyı Paylaşır mısınız?

Hakkında ROTALI KAPTAN

Merhaba; 1996 Yılında Başlayan Bölgesel Radyoculuk Hayatımda Bir Çok Organizelere İmza Attım. Ayrıca Kirmizigulfm.com'un Kurucusuyum. Reel Hayatta Olduğu Gibi Sanal Ortamda da Milli ve Manevi Değerlerimizi Ön Plana Çıkaran Yayın Anlayışımızla Hizmet Etmekteyiz. Bilgi İşlem Mezunuyum. Web Tasarım, Domain ve Hosting Çalışmaları Ve Başta Abdurrahman Önül Olmak Üzere Bir Çok Sanatçı Kardeşimizle Konser Organizeleri Yapmaktayım. Ayrıca Smf ve Wordpress Tema ve Mod Geliştirici Çalışmalar Yapmaktayım...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Soru: