Cumartesi , 25 Nisan 2026
SON YAZILAR

Kuran’ı Gündemimizde Tutmak

“Allah’ım Kur’ân’ı kalbimin baharı, gönlümün nûru, hüzün ve kederimin cilâsı, derdimin dermânı eyle !”

Bu dua,  vahiy ikliminde hep bahar mevsimini yaşayan bir kalbe ait. En çok Kur’ân’la yaşayan, hayatı ve ahlakı serâpâ Kur’ân olan bir insana. O güzel insan, Rabbi’nin, kalbini Kur’ân’la mamûr etmesi, Kur’ân’la bahar tazeliği ve canlılığını yaşatması niyâzı içinde. O tazelik ve canlılık sebebiyledir ki o, en güzel örnek olmuş ve bir ömür bir rahmet sağanağı halinde yağıp durmuştur.

Efendimiz (s.a.)  bu dua ile  müminin Kur’ân’la nasıl bir gönül bağının olması gerektiğini ifade etmiştir. Bu dua aslında bizim içindir. Efendimiz adeta, Allâh (c.c.) dan Kur’ân’la olan ilişkinizin hep diri kalmasını talep edin, demektedir. Zira kâmil bir mümin, insanlara güzel bir örnek olmak buradan geçer. Kalpler Allâh (c.c.)’ın zikri, Kur’ân’la huzûr ve sükûna kavuşur.1 Kur’ân  insanın   hayata  bakışını, hayatının akışını değiştirmeye namzettir. Baharda tabiat nasıl ki tekrar hayata dönüp  neşvü nemâ buluyorsa, Kur’ân’ın girdiği  insan  kalbi de öyle  dirilmektedir.

Allâh (c.c.)  buyurur: “Ey iman edeler! Allâh’a ve Rasûlü’ne sizi, size hayat verecek şeye çağırdıkları zaman icâbet edin!”2  Müminlere hayat verecek olan şey elbette, Efendimiz (s.a.)’in bir ömür tebliğ ettiği Kur’ân’dır.  Bu çağrıya cevap veren herkes yeni bir hayata gözlerini açmış, hayatını yeniden inşâ etmeye koyulmuştur. Bunun en bâriz örneğini ilk sahâbe neslinde görmekteyiz. Onlar koyu bir cehalet içindelerken, bu davetçinin davetine icabet etmekle, ka’bına varılmaz bir seviye kazanıp tüm insanlığın imreneceği bir mertebeye ulaşmışlardır.

Bir başka âyette Kur’ân’ın şifa oluşundan bahsedilir: “Kur’ân’da, müminler için şifa olacak şeyler ve  bir rahmet indirmekteyiz.”3 Kur’ân müminlere  şifa bahşediyor. Felç olmuş azalarına hücre hücre tekrar hayat veriyor. Düşünce tarzlarını, hayata bakışlarını, sosyal ilişkilerini, iç dünyalarını, taş taş  inşâ ediyor. Onlara varoluşun anlamını öğretiyor. İnsan olmanın gereğini gösteriyor. Gel, diyor Kur’ân, kendini oku. Geçmişini oku. Geleceğini oku. Kur’ân, müminler için bir  rahmettir de. Zira mümin ona iman etmiş, onu önüne yol haritası olarak koymuştur. Bu yol onu, her türlü erdemli ve güzel davranışı göstermekle dünyada saâdete, ahirette ise cennete götürecektir.

Efendimiz (s.a.v) anlatır: “Allah’ın kitabı var ya, onda sizden öncekilerin haberleri, sizden sonrakilerin durumları ve sizin hayatınızla ilgili hükümler vardır. O hakkı batıldan ayıran bir sözdür, boş bir lakırdı değildir. Her kim onu bir zalimin zorbalığından dolayı terk ederse Allah ona gazaplanır. Her kim onun dışında bir hidayet ararsa Allah onu sapıklığıyla baş başa bırakır. O Allah’ın sapsağlam ipidir. Doğru ve yanlış bilgiyi ayıran bir öğüttür. O, sırat-ı müstakimdir. Onunla beraber olan gönüller kayıp sapkınlığa düşmez, diller onunla sürçüp batıla bulaşmaz, alimler ona doymaz, tekrar tekrar okunmakla eskimez, usanılmaz, mucize yönleri bitip tükenmez, cinler onu duydukları zaman şöyle demekten kendilerini alamadılar: “ Biz enterasan bir(Kur’ân) okuyuş dinledik. Bu, doğruluktan başka bir şeye götürmez, bu sebeple hemen iman ettik…”4 Kim sözünü ona göre söylerse o doğru söyler. Kim onu hayatında yaşarsa hem dünyada hem ahirette karşılığını bulur. Kim onunla hükmederse adaletli davranmış olur. Kim ona davet ederse dosdoğru bir yola çağırır.”5

Hz. Peygamber (s.a.), bu beyânıyla da müminin Kur’ân’la ilişkisinin çerçevesini belirlemiştir. Mümin başka yol yöntem aramayacak. Ona tutunacak. Doğruyu yanlışı ayırmada mihenk taşı o olacak. Cinlerin yaptığı gibi, hemen ona teslim olacak. Dili onunla söyleyecek. Sosyal, ekonomik her işinde, bütün ilişkilerinde ölçü olarak onu alacak.

Allâh (c.c.) ona çağırmaktadır. Rasûlüllah (s.a.) ona çağırmaktadır. Kur’ân, ona çağırmaktadır. Bu bir kez değil, on kez değil, yüzlerce binlerce kez yapılmaktadır. Allâh (c.c.) bir sûrede defalarca “Biz Kur’ân’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık, yok mudur düşünüp öğüt alan, yok mudur öğüt alan!”6 buyurmaktadır.

Bu çağrıya cevap vermeliyiz. Kur’ân’ı okumalı, düşünmeli, Kur’ân üzerinde kafa yormalıyız. Kur’ân’ı dost edinmeli, onunla arkadaş olmalıyız. Kişiliğimizi, seciyemizi onunla inşâ etmeliyiz. Kur’ân’ı hep gündemimizin en başında tutmalıyız. Hep “Allah’ım Kur’ân’ı kalbimin baharı, gönlümün nûru, hüzün ve kederimin cilâsı, derdimin dermânı eyle !”7 diye dua etmeliyiz.

Linkback: http://www.kirmizigulfm.com/forum/kurani-kerim/kurani-gundemimizde-tutmak-t13043.0.html

Bu Yazıyı Paylaşır mısınız?

Hakkında ROTALI KAPTAN

Merhaba; 1996 Yılında Başlayan Bölgesel Radyoculuk Hayatımda Bir Çok Organizelere İmza Attım. Ayrıca Kirmizigulfm.com'un Kurucusuyum. Reel Hayatta Olduğu Gibi Sanal Ortamda da Milli ve Manevi Değerlerimizi Ön Plana Çıkaran Yayın Anlayışımızla Hizmet Etmekteyiz. Bilgi İşlem Mezunuyum. Web Tasarım, Domain ve Hosting Çalışmaları Ve Başta Abdurrahman Önül Olmak Üzere Bir Çok Sanatçı Kardeşimizle Konser Organizeleri Yapmaktayım. Ayrıca Smf ve Wordpress Tema ve Mod Geliştirici Çalışmalar Yapmaktayım...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Soru: