<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kırmızı Gül iLahi Fm</title>
	<atom:link href="http://www.kirmizigulfm.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kirmizigulfm.com</link>
	<description>İslami Radyo Dinle</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 May 2012 21:51:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>İbadetlerde ölçülü davranmak</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/ibadetlerde-olculu-davranmak-373.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/ibadetlerde-olculu-davranmak-373.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 21:51:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şehid Şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[davranmak]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[ölçülü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=373</guid>
		<description><![CDATA[Ölçülü davranmak kişinin hayat felsefesi olursa, yaptığı her işte ve her ibadette ölçüye başvurur ve daha az hata yapar. Hatasız kul olmadığına göre makbul olan hatası az olandır. Gerek günlük hayatımızda, gerek ibadet hayatımızda, ölçümüz Kuran ve Sünnet olmalıdır. Peygamberimiz bizlere nasıl bir hayat sürmemiz gerektiğini en güzel bir şekilde örnek davranışlar sergileyerek görsel olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölçülü davranmak kişinin hayat felsefesi olursa, yaptığı her işte ve her ibadette ölçüye başvurur ve daha az hata yapar. Hatasız kul olmadığına göre makbul olan hatası az olandır.<br />
Gerek günlük hayatımızda, gerek ibadet hayatımızda, ölçümüz Kuran ve Sünnet olmalıdır. Peygamberimiz bizlere nasıl bir hayat sürmemiz gerektiğini en güzel bir şekilde örnek davranışlar sergileyerek görsel olarak öğretmeye çalışmıştır. Onun sunduğu hayat ölçüsünün dışına çıkmak, hatta ondan farklı ya da fazla ibadet etmeye kakışmak bile yasaklanmıştır. O bizler için en güzel örnektir.<br />
Onun örnekliği bize Kuranı Kerimde Ahzab Suresi 21. ayette haber verilmiştir. “Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.”<br />
Aşağıdaki hadisi şerif bu konuda bize gereken nasihati vermektedir:<br />
“Enes ibni Mâlik  radıyallahu anh  şöyle dedi:<br />
Peygamber Efendimizin nafile ibadetlerini öğrenmek üzere, sahabeden üç kişilik bir grup, Peygamber hanımlarının evlerine geldiler. Kendilerine Efendimizin ibadetleri bildirilince, onlar bunu azımsadılar ve &#8211; Allah’ın Resulü nerede biz neredeyiz? Onun geçmişteki ve gelecekteki günahları bağışlanmıştır, dediler. İçlerinden biri:<br />
- Ben ömrümün sonuna kadar, bütün gece uyumaksızın namaz kılacağım, dedi. Bir diğeri:<br />
- Ben de hayatım boyunca gündüzleri oruç tutacağım ve oruçsuz gün geçirmeyeceğim, dedi. Üçüncü sahabe de:<br />
- Ben de sağ olduğum sürece kadınlardan uzak kalacak, asla evlenmeyeceğim, diye söz verdi. Bir müddet sonra Peygamberimiz onların yanına geldi ve kendilerine şunları söyledi:<br />
- “Şöyle şöyle diyen sizler misiniz? Sizi uyarıyorum! Allah’a yemin ederim ki, ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’na en saygılı olanınızım. Fakat ben bazen oruç tutuyor, bazen tutmuyorum. Gece hem namaz kılıyor, hem de uyuyorum. Kadınlarla da evleniyorum. Benim sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir.” (Buhârî, Nikâh 1; Müslim, Nikâh 5. Ayrıca bk. Nesâî, Nikâh 4)<br />
Bu bilgiler ışığında kimsenin kendine mahsus bir yol, kendine mahsus bir davranış biçimi, kendine mahsus bir ibadet şekli belirleme yetkisinin olmadığını öğreniyoruz. Yarın huzuru mahşerde rezil ve müflislerden olmamak için ölçülü bir hayat sürmek zorundayız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/ibadetlerde-olculu-davranmak-373.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ne iyilik ederseniz Allah onu bilir&#8221;</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/ne-iyilik-ederseniz-allah-onu-bilir-368.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/ne-iyilik-ederseniz-allah-onu-bilir-368.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 21:38:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şehid Şehadet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[Niyetiniz iyi olunca yaptığınız işler de iyi olmakta, iyilik yolunda Yüce Allah da kuluna yardım etmektedir. Onun içindir ki amellerin niyetlere göre değer kazandığı Yüce Peygamberimiz tarafından haber verilmiştir. Dış görünüşü güzel olsa bile niyetteki bozukluk yüzünden nice ameller de boşa gitmiştir.  
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Niyetiniz iyi olunca yaptığınız işler de iyi olmakta, iyilik yolunda Yüce Allah da kuluna yardım etmektedir. Onun içindir ki amellerin niyetlere göre değer kazandığı Yüce Peygamberimiz tarafından haber verilmiştir. Dış görünüşü güzel olsa bile niyetteki bozukluk yüzünden nice ameller de boşa gitmiştir.<br />
&#8220;Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse, kimin hicreti Allah&#8217;a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah&#8217;a ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikâhlayacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir.&#8221; (Buhari, Nikah,5; Müslim, İmaret, 155)<br />
Allah katında nice güzel olan ve fakat insanların anlamakta güçlük çektiği ya da göremediği ameller vardır ki kişiye Allah rızasını ve cenneti kazandırır; onu da ancak Allah bilmektedir. Aslında güzel olan da budur. Esas olan yapılan iyiliğin Allah katında değer bulmasını sağlamak, karşılığını da ancak Allah&#8217;tan beklemek gerekmektedir.<br />
Gizli ya da açık yapılan iyiliklerin Allah tarafından bilindiğine dair şu ayetler bize delil olarak yeter kanaatindeyim:  &#8220;Ne iyilik ederseniz Allah onu bilir.&#8221; (Bakara Suresi / Ayet 197) &#8220;Her ne hayır işlerseniz, Allah onu mutlaka bilir.&#8221; (Bakara Suresi / Ayet 215)<br />
Yapılan her iyiliğin de karşılığının yine yüce Allah tarafından mükâfatlandırılacağı Ayeti Kerime ile haber verilmiştir:  &#8220;Kim zerre kadar hayır işlerse, onun karşılığını görür.&#8221;  (Zilzâl Suresi / Ayet 7)<br />
Güzel amel işleyenler şunu akıllarından asla çıkartmamalıdır ki iyilik edenin faydası mutlaka o iyiliği işleyenedir. &#8220;İyilik işleyenin faydası kendisinedir.&#8221; (Câsiye Suresi / Ayet 15)<br />
Bunu aklımızdan çıkartmadan bir hayat sürersek, insanlardan karşılık beklemeden iyilik yapmayı ahlak haline getirir; yardımlaşan ve iyiliklere koşan bir toplum yapısını elde ederiz.<br />
Yapılacak iyilik de sınıf sınıftır ancak Yüce Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklememektedir. İyiliğin miktarından çok yapabileceğimiz iyiliğin yerinde, zamanında ve gücümüzce olmasına dikkat etmek gerekmektedir.<br />
Yazımızın sonunda aktaracağımız şu Hadisi Şerif maksadımızı anlatmaya yardımcı olacak niteliktedir:<br />
Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde radıyallahu anh şöyle dedi:  &#8211; Ey Allah&#8217;ın Resulü! Hangi amel daha üstündür? Dedim.  -Allah&#8217;a iman ve Allah yolunda cihaddır buyurdu. Ben:  &#8211; Hangi (esir veya) köle (yi azat etmek) daha faziletlidir? Dedim.  -Sahiplerine göre en kıymetli ve bedeli en yüksek olanı&#8221; buyurdu.  &#8211; (Cihad ve köle azadını) yapamazsam? Dedim.   -Bir iş yapana yardım edersin veya işini beceremeyenin işini görürsün&#8221; buyurdu.  &#8211; Ey Allah&#8217;ın Resulü! Bunlardan hiçbirini yapamazsam? Dedim.  -İnsanlara zarar vermezsin. Zira bu da kendi kendine iyilik etmen demektir buyurdu. (Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136)</p>
<p><a href="http://www.yenimesaj.com.tr">www.yenimesaj.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/ne-iyilik-ederseniz-allah-onu-bilir-368.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadının Koku Sürmesi ve Süslenmesi</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/kadinin-koku-surmesi-ve-suslenmesi-361.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/kadinin-koku-surmesi-ve-suslenmesi-361.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 21:16:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şehid Şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadının]]></category>
		<category><![CDATA[Koku]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ve Süslenmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=361</guid>
		<description><![CDATA[Kadının koku sürmesi ve süslenmesi duruma göre değişir. 1- Kadının dışarı çıkarken koku sürmesi ve süslenmesi. 2- Kadının evinde kocası için süslenmesi ve koku sürmesi. Kadın dışarı çıkacağı zaman koku sürünebilir mi? Güzel koku kadınlar için bütünüyle cazibe unsuru olduğundan, İslam, mü&#8217;min kadının güzel koku sürünerek evinin dışında yabana erkeklerin arasında dolaşmasını yasaklamış, haram kılmıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadının koku sürmesi ve süslenmesi duruma göre değişir.</p>
<p>1- Kadının dışarı çıkarken koku sürmesi ve süslenmesi.<br />
2- Kadının evinde kocası için süslenmesi ve koku sürmesi. Kadın dışarı çıkacağı zaman koku sürünebilir mi?</p>
<p>Güzel koku kadınlar için bütünüyle cazibe unsuru olduğundan, İslam, mü&#8217;min kadının güzel koku sürünerek evinin dışında yabana erkeklerin arasında dolaşmasını yasaklamış, haram kılmıştır. Bu konuyla ilgili bazı hadisi şeritleri nakledelim.</p>
<p>&#8221; Bir kadın kokulanır, sonra da o haliyle bir topluluğun yanından geçerse, kaç tane erkeğin dikkatini üzerine çekmişse, o kadar erkekle zina etmiş olarak mahşere getirilecektir.&#8221;<br />
&#8221; Her göz zina eder. Kadın koku sürüp bir toplantıya gittiği zaman, o kadın zaniyedir.&#8221;<br />
&#8221; Herhangi bir kadın güzel koksun diye koku sürünür ve halkın yanından geçerse her göz zina eder.&#8221;</p>
<p>&#8221; Süründüğü koku etrafa yayılırken mescide namaz kılmak için giden kadının namazı geri evine dönüp yıkanmadıkça kabul<br />
Olmaz.&#8221; (Bu konudaki hadisler için bk. Hindi, Kenzül-Ummat, 16/381-383,415)<br />
Hadislerden de anlaşıldığı üzere kadının dışarı çıkacağı zaman koku sürünmesi yasaklanmıştır. Tabii ki, bunun da bir sebebi vardır.</p>
<p>Bunun başlıca sebebi etrafa güzel koku yayarak, etraftaki erkeklerin şehvetini uyandırmak içindir. Koku ile beraber kadının teninin kokusu da etrafa yayılır ve karşı cinsi etkiler,<br />
İslam dini kadını, eşine karşı olabildiğince dişi olmaya çağırırken, mahrem olmayan erkekler için de korunmaya çağırmaktadır. Yani kadın evinde süslü ve güzel kokulu ve ateşli, dışarıda iffetli ve edepli olmalıdır. Kadın evinde eşine karşı dişiliğini, sokakta ise kişiliğini sergilemelidir. Kadın sokağa çıkarken süründüğü güzel koku azgın bir nefsin tahrikine sebep olur. Bu da haberleşmenin ve mektuplaşmanın en nazik şeklidir.</p>
<p>Dışarı çıkarken kadının süslenmesi</p>
<p>Daha önceleri de söylediğimiz gibi İslam dini kadının dışarıda yapacağı her şeye karışmış ve hükümler getirmiştir.(Niır, 30-31)<br />
&#8220;Mü&#8217;mine kadınlara de ki, gözlerini sakındırsınlar, iffet ve namuslarını korusunlar, süs yerlerinin görünen kısmı dışında açmasınlar, baş örtülerini yakalarının üzerine salıversinler.&#8221;<br />
&#8220;Evlerinizde vakarınızla oturun, ilk cahiliye günlerindeki gibi açılıp saçılarak, ziynetlerini göstererek yürüyüşü gibi yüriimeyin.&#8221; (Ahzap, 33)</p>
<p>&#8220;Evinizde vakarla oturun, eski cahiliye günlerindeki gibi kırıtarak güzelliklerinizi dışarı atmayın.&#8221;<br />
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: &#8220;Cehennemlik kadınlar kendilerini, süslerini açığa çıkarırlar, başkalarının bakmasını sağlarlar ve kendileri de bakarlar.&#8221;<br />
(Hindi, Kenziil-Ummal, 16/381 vd.)</p>
<p>Kısaca şunu belirtelim ki, kadına dışarıya çıktığı zaman başkalarının dikkatini çekecek kıyafetler ve hareketler yasaklanmıştır. Yüksek sesle konuşma, kahkaha ile gülme, dar elbiseler, dizleri belirten pantolon şeklindeki elbiseler kesinlikle İslami değildir. Dış kıyafeti İslam&#8217;ın tarif ettiği şekilde olması gerekir ama rengini kadın kendisi seçebilir. Çok dikkat çekici renk olmaması kaydı ile. Bugün rengarenk elbiseler bu türdendir.</p>
<p>Bir kadın dışarıya koku sürüp, süslenip başkalarının dikkatini çekecek vaziyette çıkarsa ne olur?<br />
Kem gözlere evet, kem sözlere hayır demiş olur.</p>
<p>Bugün bir erkek hanımına kem söz söylenmesine asla razı olmaz. Hatta adamına göre kem sözün sahibinin ölümüne kadar varan tepkilere yol açabilir. Fakat ne gariptir ki, aynı hassasiyet kem gözler için gösterilmez. Başkalarına güzel görünmek için tepeden tırnağa süslenip sokağa çıkan kadın adeta, &#8220;Ey ahali bana bakın, yüzümü, gözlerimi, yanaklarımı, dudaklarımı, ellerimi, ayaklarımı iyice süzün. Görün de benim ne kadar güzel ve çekici olduğumu görün ve beni hayalinizde canlandınverin&#8221; der.</p>
<p>Bu tavır en iyimser ifadeyle göz zinasıdır. Ama gel gör ki, bir kadına söylenen &#8220;seni seviyorum&#8221; sözü ne kadar tepkiye yol açıyor. O kadının kocası ve kardeşleri tarafından. Yine ne gariptir ki, kem gözle bakan erkek söz söylediğinin daha kötüsünü düşüncesinde canlandırıyor. Bunun sebebi de kadının süslenmiş olarak dışarı çıkmış olmasıyken, kadının böyle açılıp-saçlmasına kimse engel olmuyor. Adeta bir erkek lisanı haliyle şunu demiş oluyor: &#8220;Ben hanımımı süsleyip dışarı çıkarıyorum, sakın kimse bir söz söylemesin ama bakın ve hayalinizde onunla beraber olun.&#8221;</p>
<p>Hiçbir aklı başında müslüman, hanımını vitrinlere koyarak süs bebeği gibi süsleyip de dışarı çıkaramaz. Son olarak şunu söyleyelim ki, kem söz duyup da elini tetiğe götüren erkek, kem göze sebep olacak davranış veya kem göz karşısında aynı hassasiyeti göstermiyorsa, hanımını sözlü zinadan uzaklaştırmış ama göz zinasına sebep olmaya izin vermiş olur.<br />
Şimdi de kadının evinde süslenmesi ve koku sürünmesi nasıl olur onu anlatalım.<br />
Kadının kocası için giysi ve takı ile süslenmesine hiçbir sınır olmadığı gibi makyaj yaparak da süslenmesinde bir sınır yoktur.</p>
<p>Güzelleşmek ve cinsel cazibeyi artırmak yolunda kadın için getirilmiş bulunan yasaklar, yalnızca yaratılış düzenini değiştirme vasfında olan yasaklardır. Bu yasaklar; kaş almak, diş inceltmek, dövme yaptırmak, peruk takmak, tırnak uzattırmak, burun, göğüs ve kalça gibi organlarda estetik ameliyat yaptırmak.</p>
<p>Bunun dışında kadın, istediği gibi süslenir. Şunu anlamak gerekir ki, cinsel hayatı tatmin amacına erdirmek için süslenmesi ve koku sürmesi sevaptır. Dinimiz her ne kadar kadının dışarıda süslenmesi, boyanması ve kokulanması günah ise de, evde karı-koca birbirleri için süslenmesi bir ibadettir. Kadının erkeği için süslenmesi, boyanması ve kokulanması önemle Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından tavsiye edilmiştir. Ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuş: &#8220;Bana dünyada üç şey sevdirildi; güzel koku, kadın, namazdır.&#8221; (Nesai, İşretin-Nisa, 1; Ahmed, Müsned, 3/128,199,285) demiştir.</p>
<p>Başka bir hadiste ise &#8220;İsrail kadınları süslenmedikleri için onların erkekleri zinaya düşmüştür.&#8221; (Hindi, Kemzül-Ummal, 6/640) Şunu da belirtmekte fayda var; kadın süslenirken zamanın şartlarını göz önünde bulundurması ve yaşadığı zamanda bilinen en güzel elbiseler, makyajlar ve kokularla süslenmesi gerekir.</p>
<p>(Beşer, Hanımlara özel İlmihal, 300-304)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/kadinin-koku-surmesi-ve-suslenmesi-361.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dört Büyük Görev</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/dort-buyuk-gorev-356.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/dort-buyuk-gorev-356.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 21:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=356</guid>
		<description><![CDATA[İhlası öğrenmek farzdır.Amelin sahih olabilmesi ihlasa bağlıdır.Riyayı öğrenmek de farzdır.Kişi riya yaparsa amelinin sevabından mahrum kalır. İmam Rabbani k.s. hazretleri, her müminin dikkat etmesi gereken dört vazifeden söz etmiştir. Bunların ilki, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in inandığı gibi inanmaktır. Dünyada huzur ve saadetin, ahirette ilâhi huzura kabul edilmenin en temel şartı budur. İkinci vazife, dinimizin hükümlerini, yani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İhlası öğrenmek farzdır.Amelin sahih olabilmesi ihlasa bağlıdır.Riyayı öğrenmek de farzdır.Kişi riya yaparsa amelinin sevabından mahrum kalır.</p>
<p>İmam Rabbani k.s. hazretleri, her müminin dikkat etmesi gereken dört vazifeden söz etmiştir.</p>
<p>Bunların ilki, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in inandığı gibi inanmaktır. Dünyada huzur ve saadetin, ahirette ilâhi huzura kabul edilmenin en temel şartı budur.</p>
<p>İkinci vazife, dinimizin hükümlerini, yani farz, vacip, helal, haram, şüphelileri… bilmektir.<br />
Üçüncüsü, bu hükümlere göre amel etmektir.<br />
Dördüncüsü ise, evliya-i kiramın terbiyesine girmektir.</p>
<p>Dinimizin hükümlerini bilmek olan ikinci maddeyi biraz izah edelim. Alimlerimizin bildirdiğine göre dinimizi bilmek, farz-ı ayın ve farz-ı kifaye olmak üzere ikiye ayrılır. Bir kimsenin dini için zorunlu olduğu miktarda bilgiyi öğrenmesi farz-ı ayındır. Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, kurban kesmek, mehir vermek gibi, hangi ibadeti yapması gerekiyorsa onun ilmini bilmesi farzdır. Kişi bunları kitap okuyarak, ilim sahiplerine sorarak öğrenir.</p>
<p>Farz-ı kifaye ise başkalarına fayda vermek için, kişinin muhtaç olduğu miktardan fazlasını öğrenmesidir ve daha çok alimlerin işidir. Çünkü insanlar onlara her konuda soracaktır ve din ilminin sonraki nesillere de aktarılması gerekmektedir.</p>
<p>Her erkek ve kadının dininin inanç esaslarını öğrendikten sonra abdesti, namazı vs. öğrenmesi farzdır. Bunları öğrenip ibadet ve amellerini yerine getirdiği gibi, batınî fıkıh olan kalbî amelleri de yerine getirmek gerekir. Mesela oruç tutmak farzdır ve orucu yemek içmek gibi şeyler bozar. Fakat yalan, gıybet, harama bakmak, söz taşımak gibi insanın kalbinden, iç dünyasından kaynaklanan fiiller de orucu şeklen bozmasa da manen zarar verir. Orucun dışı olan aç susuz kalmak gerçekleşse de batıni yönü yani içi zedelenir. Peygamber s.a.v. Efendimiz, “Oruç, delinmedikçe cehenneme bir kalkandır.” buyurmuşlar ve gıybet ve yalanın orucu deleceğini, zarar vereceğini bildirmişlerdir.</p>
<p>Şu halde her ibadetin farzını, vacibini bilmenin yanında bu ibadetleri kalben muhafaza etmeyi de öğrenmek gerekir. Ayet-i kerimede “Felâh buldu o müminler ki onlar namazlarını huşû ile kılarlar.” (Müminûn, 2-3) buyurulmuştur. Felâh, umduğuna ermek, korktuğundan emin olmaktır. Huşû ise gönülden teslimiyetle ibadet etmektir ki, daha dünyada iken insana huzuru, saadeti nasip eder.</p>
<p>İbni Âbidin Hazretleri rh.a. “Hidaye Şerhi” adlı eserinde şöyle diyor: “Her bir fi ilin bedene yönelik farz hükümleri olduğu gibi kalbe yönelik hükümleri dahi farzdır. İhlâsı öğrenmek de farzdır. Çünkü amelin sahih olabilmesi ihlâsa bağlıdır. Riyayı öğrenmek de farzdır. Zira ibadet eden kimse riya yaparsa amelinin sevabından mahrum kalır.”</p>
<p>Bunun için tasavvuf ilmine ihtiyaç vardır. Osmanlı zamanında caminin sağ tarafında medrese, sol tarafında dergâh vardı. Medresede, mesela, abdestte kolun yıkanışı, başın meshi öğrenilirken aynı hocaya ihlâsı nasıl kazanacağımı sorsam,<em> “Sol taraftaki mürşide git, ihlâsı kazanmayı talim buyursunlar.”</em> diye dergâha gönderirdi. Osmanlı külliyesi bütündü. İhlâs ve riyanın ilmî tarifl eri medresede yapılır, dergâhta ise kalbî hali yaşanır. Tıp fakültesinde hastalığın cinsi öğrenilip tedavisinin hastahanede yapıldığı gibi.</p>
<p>İşte İmam Rabbanî k.s. Hazretleri’nin talim buyurduğu dört vazifeyi yerine getirmekle ilâhi af ve lütfa erme hali gerçekleşir. Cenab-ı Hak bize bu yolda şevk ve gayret ihsan buyursun. Amin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/dort-buyuk-gorev-356.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençlerin Sorularına İbrahim Ethem&#8217;den Cevap&#8230;</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/genclerin-sorularina-ibrahim-ethemden-cevap-351.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/genclerin-sorularina-ibrahim-ethemden-cevap-351.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 21:09:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[Gençlerin biriken sorularına, Belh&#8217;in gönül sultanı İbrahim Ethem gibi cevap vermek istiyorum bugün ben de. Bu vesile ile hem birazcık dinlenir hem de düşünme fırsatı yakalamış oluruz diye de düşünüyorum. Hatırlanacağı üzere büyük veli İbrahim Ethem&#8217;e gelen bir genç, halinden şikâyette bulunarak: -Efendim, der nefsimden şikâyetçiyim, istemediğim halde beni günaha zorluyor, nasihatte bulunsanız da günaha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin biriken sorularına, Belh&#8217;in gönül sultanı İbrahim Ethem gibi cevap vermek istiyorum bugün ben de.</p>
<p>Bu vesile ile hem birazcık dinlenir hem de düşünme fırsatı yakalamış oluruz diye de düşünüyorum.</p>
<p>Hatırlanacağı üzere büyük veli İbrahim Ethem&#8217;e gelen bir genç, halinden şikâyette bulunarak:</p>
<p>-Efendim, der nefsimden şikâyetçiyim, istemediğim halde beni günaha zorluyor, nasihatte bulunsanız da günaha yönelme duygusundan uzaklaştırsanız beni!.</p>
<p>Genci düşündürmek isteyen İbrahim Ethem der ki:</p>
<p>- Günaha girme şartlarını öğrenmen gerekir senin.. Genç adam şaşırır:</p>
<p>-Ne demek günaha girme şartlarını öğrenmek? Günaha girmenin şartları da mı var? Şartları yerine getirilince günaha girilir mi? İbrahim Ethem :</p>
<p>- Elbette der, yeter ki sen günaha girme şartlarını yerine getir!.. Genç iyice heyecanlanır:</p>
<p>-Neymiş şartları? Öğrenelim da o şartları yerine getirince girelim günaha öyleyse, der.</p>
<p>İbrahim Ethem de sayar günaha girmenin üç şartını. Der ki:</p>
<p>- İçinde günaha yönelme duygusu başlayınca önce iyi bir düşün; kendisine karşı günah işleyeceğin Zat&#8217;ın sana verdiği rızkı da yememeye karar ver! Ondan sonra günaha niyetlen!. Genç düşünmeye başlar:</p>
<p>-&#8217;Bu mümkün mü?&#8217; der. Ben Allah&#8217;ın bana ihsan ettiği rızkı yemeden nasıl yaşayacağım? Açlıktan ölürüm!</p>
<p>-Öyleyse, der İbrahim Ethem, hem verdiği rızkı yiyeceksin hem de rızkını yediğin Zat&#8217;a karşı günah işlemekten utanmayacaksın, buna akıl ve insaf razı olur mu?</p>
<p>Genç başını sallayarak söylenir:</p>
<p>- Ben aç kalarak yaşayamam, bu şartı yerine getirmek mümkün değil. Sen öteki şartı söyle. İbrahim Ethem de öteki şartı söyler:</p>
<p>- İşleyeceğin günahı O&#8217;nun mülkünden dışarıya çık da orada işle!.. Genç adam:</p>
<p>-Bu da mümkün değil, der. Her yer O&#8217;nun mülküdür. Dışarısı yoktur ki, oraya gideyim de günah işledikten sonra dönüp geleyim&#8230;</p>
<p>İbrahim Ethem de:</p>
<p>-Öyle ise der, hem verdiği rızkı yiyeceksin, hem mülkünde oturacaksın, hem de O&#8217;na karşı isyan etmekten çekinmeyeceksin, utanma duygusunu yitirmeyen gence yakışır mı bu?</p>
<p>Genç sabırsızlanır:</p>
<p>-Sen der, üçüncü şartı söyle de, bir de ona bakalım. O da söyler:</p>
<p>- İçinde günah arzusu kıpırdayınca hemen O&#8217;nun görmediği bir yere gitmeyi düşün, günahı görmediği bir yerde işlemeye karar ver. Genç adam omuzlarını silker:</p>
<p>-Bu der, öteki şartlardan daha imkânsız .O&#8217;nun görmediği bir yer var mı ki gidip günahı orada işleyeyim de sonra dönüp geleyim.</p>
<p>Büyük veli sözlerini şöyle bağlar:</p>
<p>- Öyle ise der benim civanmert evladım, hem verdiği rızkı yemeden yaşayamayacaksın, hem mülkünden dışarıya çıkamayacaksın, hem de görmediği bir yer bulamayacaksın, bütün bunlara rağmen yine de O&#8217;na karşı gelerek günah işleyip isyan etmek cesaretini kendinde bulacaksın, akıllı ve insaflı bir gence yakışır mı böylesine sadakatsizlik, vefasızlık?</p>
<p>Genç adam daha fazla dayanamaz, iki elini birden yukarı kaldırarak bağırmaya başlar:</p>
<p>-&#8217;Teslim oldum Efendim teslim!&#8217; der. Ben bu günah işleme şartlarının hiçbirini yerine getiremem. Öyle ise en doğrusu, günaha hiç yönelmemeli, böyle bir nankörlüğe hiç girmemeli, aklıma günah düşüncesi gelince içimden feryat etmeli ve demeliyim ki:</p>
<p>-Ey nankör nefis, utanmıyor musun, verdiği rızkı yediğin, mülkünde oturduğun, görmediği yeri bulamadığın bir Zat&#8217;a karşı isyan bayrağı çekip de günaha yönelmeye?</p>
<p>Genç sözünü şöyle bağlar:</p>
<p>-Vazgeçiyorum nefsimin pompaladığı günah niyetinden, isyan ve itaatsizlik duygusundan, tövbe ediyorum tüm günahlarıma, tövbe estağfirullah, hem de binlerce defa estağfirullah!.</p>
<p><strong>-Ne dersiniz? Bu şartlar bizim için de geçerli mi? Biz de O&#8217;nun verdiği rızkı yiyor, mülkünde oturuyor, görmediği yer bulamıyor muyuz? Öyle ise biz de bu genç gibi içimizden gelen bir istekle aynı şeyi söyleyelim mi?: Tövbe estağfirullah, bilerek bilmeyerek yaptığımız tüm yanlışlarımıza tövbe estağfirullah!.. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/genclerin-sorularina-ibrahim-ethemden-cevap-351.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygambere olan aşkınızı diri tutmak için&#8230;</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/345-345.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/345-345.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 20:51:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Peygambere olan aşkınızı diri tutmak için&#8230; Her sabah; güne resulü anarak başlamak, Ona olan aşkınızı, diri tuttarak, Ona olan sevgimizi bir ur misali büyüterek, Şairinde dediği gibi; kılıcında bir dirhemde taş olabilmek için&#8230; Dostluğun faydacılık uğruna heba edildiği bir zaman diliminde samimi bir dosta mı ihtiyacınız var? İşte size çok büyük bir fırsat, Gül-i Muhammed&#8217;e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Peygambere olan aşkınızı diri tutmak için&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img.webme.com/pic/a/agahaber/1122.gif" alt="" /></p>
<p style="text-align: center;">Her sabah; güne resulü anarak başlamak,<br />
Ona olan aşkınızı, diri tuttarak,<br />
Ona olan sevgimizi bir ur misali büyüterek,<br />
Şairinde dediği gibi; kılıcında bir dirhemde taş olabilmek için&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img521.imageshack.us/img521/2499/89od71je4.gif" alt="" /></p>
<p style="text-align: center;">Dostluğun faydacılık uğruna heba edildiği bir zaman diliminde samimi bir dosta mı</p>
<p style="text-align: center;">ihtiyacınız var? İşte size çok büyük bir fırsat, Gül-i Muhammed&#8217;e olan aşkınızı,</p>
<p style="text-align: center;">sevginizi, itiraflarınızı ve kimseyle paylaşamadıklarınızı anlatmak için bir &#8220;defter&#8221;</p>
<p style="text-align: center;">oluşturduk. Bu siteyi her ziyaretinizde sadece ve sadece sevgiliyi düşünün</p>
<p style="text-align: center;">ve dünyalık her şeyi bir kenara bırakın. Kendinizde ki o büyük değişikliği</p>
<p style="text-align: center;">anlayacaksınız&#8230;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://wallpaper.jelibom.com/albums/gifler/gifler.gif" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/345-345.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Gencin Kabe&#8217;de Yaptığı Dua</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/bir-gencin-kabede-yaptigi-dua-341.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/bir-gencin-kabede-yaptigi-dua-341.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 20:46:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=341</guid>
		<description><![CDATA[Gencin birisi Kâbe&#8217;de hep, &#8220;Ey dogrularin yardimcisi olan Allahım, ey haramdan sakinanlarin yardimcisi olan Allahım, sana hamdü sena ederim&#8221; diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi, (Neden hep ayni duayi yapiyorsun, baska bir sey bilmiyor musun?) der. O da anlatir: 7-8 sene önce yine Kâbe&#8217;de iken içi altin dolu bir torba buldum. Tam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gencin birisi Kâbe&#8217;de hep,<br />
&#8220;Ey dogrularin yardimcisi olan Allahım, ey haramdan sakinanlarin yardimcisi olan Allahım, sana hamdü sena ederim&#8221; diye dua eder.<br />
Bu durum herkesin dikkatini çeker.<br />
Birisi, (Neden hep ayni duayi yapiyorsun, baska bir sey bilmiyor musun?) der.<br />
O da anlatir:<br />
7-8 sene önce yine Kâbe&#8217;de iken içi altin dolu bir torba buldum. Tam 1000 altin vardi. Içimden bir ses (Bu altinlarla, sunlari sunlari yaparsin) diyordu. Hayir dedim kendi kendime, bu benim degil, baskasinin mali,kullanmam haram olur dedim.<br />
Bu sirada birisi, &#8220;söyle bir torba bulan var mi?&#8221; diye bagiriyordu. Çagirdim onu, nasil bir torbaydi, içinde ne vardi diye sordum. Torbayi tarif etti ve içinde 1000 altin vardi dedi. Al öyleyse torbani diyerek verdim. Adam torbayi açip içinden bana 30 altin verdi. Pazara gittim. Temiz yüzlü genç bir esiri överek satiyorlardi. Gencin temizligi dikkatimi çekti. Yanlarina gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim. 30 altin dediler. Adamdan aldigim 30 altini verip genci satin aldim.Bir iki yil geçti. Genç çok çaliskan, çok edepli idi. Onu aldigima çok memnun olmustum. Bir gün onunla giderken karsidan iki üç kisi geliyordu.<br />
Genç bana dedi ki,Efendim, ben Fas emirinin ogluyum. Bu gelenler babamin adamlari. Beni buldular. Senden beni satin almak isterler. Sen iyi bir insansin, onlara 30 bin altindan asagiya satma) dedi.<br />
O kisiler yanima geldi, bu esiri bize satar misin dediler. Satarim dedim. 60 altin verelim dediler. Olmaz dedim. Iyi ama sen bunu 30 altina almadin mi? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler. Öyleyse gidin pazardan alin dedim. Artira artira 20 bin altina kadar çiktilar. 30 binden asagi olmaz dedim.Çaresiz kabul ettiler. Altinlari erip, genci alip gittiler. Ben o 30 bin altinla isyerleri açtim, ticaret yaptim, daha çok zengin oldum.<br />
Bir gün bana arkadaslar, &#8220;çok zengin bir ailenin iyi bir kizi var.Babasi yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim&#8221; dediler. Ben de &#8220;olur&#8221; dedim. Nikah kiyildi. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz rasinda bir torba dikkatimi çekti. Kiza, &#8220;bu nedir&#8221; dedim. &#8220;Içinde 970 altin var, babam Kâbe&#8217;de bunu kaybetmis, bulan gence 30 unu vermis. Kalanini da bana hediye etti, çeyizine koyarsin dedi&#8221;.<br />
Demek ki buldugum altinlar benim rizkim imis, vermese idim haram yoldan gelecekti, simdi helal yoldan yine bana geldi. Bana yardim edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamdederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/bir-gencin-kabede-yaptigi-dua-341.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlimsiz amel olur mu?</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/ilimsiz-amel-olur-mu-337.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/ilimsiz-amel-olur-mu-337.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 19:42:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gül Bahçesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[Bersisa isminde bir zat, inzivaya çekilmiş, gece-gündüz vakti Allah&#8217;a (c.c.) ibadetle geçer ve hiçbir kötülükte bulunmazdı. Bu zatı şeytan aleyhilla&#8217;ne kandırmak için türlü hilelere başvurdu. Fakat bir türlü kandıramadı. En sonunda şeytan işin kolayını bulmuşt&#8217;u. Çünkü Şeyh Bersisa, âmil, mütteld, züht ü takva sahibi bir zattı ama, alim değildi. Yani ilm-i zahiri yoktu. Ondan dolayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bersisa isminde bir zat, inzivaya çekilmiş, gece-gündüz vakti Allah&#8217;a (c.c.) ibadetle geçer ve hiçbir kötülükte bulunmazdı. Bu zatı şeytan aleyhilla&#8217;ne kandırmak için türlü hilelere başvurdu. Fakat bir türlü kandıramadı. En sonunda şeytan işin kolayını bulmuşt&#8217;u. Çünkü Şeyh Bersisa, âmil, mütteld, züht ü takva sahibi bir zattı ama, alim değildi. Yani ilm-i zahiri yoktu. Ondan dolayı onu kandırmak kolay olacaktı. </p>
<p>Plânını şöyle tatbik etti: </p>
<p>Şeytan, sırtında cübbesi, elinde asası, başında sarığı, elinde tesbihi olduğu halde bembeyaz sakalıyla Şeyh Bersisa&#8217;nın ibadet ettiği yere varıp kapısını çaldı. Şeyh Bersisa kapıyı açtıktan sonra, kim olup, nereden geldiğini ve niçin geldiğini sordu. </p>
<p>Şeytan Alleyhilla&#8217;ne ona şu, cevabı verdi: </p>
<p>- Ben dünya nimetlerinden uzak, ömrünü Allah&#8217;a ibadetle geçirmek isteyen bir kimseyim. Bir Allah dostu bulup kendime arkadaş edinmek için çok yer dolaştım, fakat sizden başka bir kimseye rastlamadım. Memleketine yaklaştığımda, sizin isminizi duydum. Sizin de bütün gayretiniz Allah&#8217;ın rızasını kazanmak olduğuna göre, beni de kabul buyur da, beraber ibadete devam edelim.» dedi. </p>
<p>Şeyh Bersisa, onun şeytan olduğunu ve kendisinin ayağını kaydırmak için geldiğini nereden bilecekti. Arkadaşlığı kabul etti&#8230; Beraber ibadete başladılar. Aradan zaman geçiyor, Şeyh Bersisa ibadet ediyor, yiyor içiyor ve diğer insanlar gibi yaşıyor, lâkin Şeytan Allah&#8217;a öyle ibadet eder gözüküyor ki yemiyor &#8211; içmiyor, yatıp uyumuyor ve bütün zamanını ibadet ederek geçiriyordu. </p>
<p>Şeyh Bersisa, yeni dostuna hayran kalmıştı. Aradan- çok zaman geçmeden dayanamayarak: </p>
<p>- Ey Allah&#8217;ın salih kulu, sen bu mertebeye nasıl yetiştin. Ben senelerden beri ibadet ederim, yeyip içmekten kurtulamadım. Sense bütün zamanını ibadete ayırabiliyorsun. Ne olur, bunun sırrını bana da öğret de, ben de senin gibi olayım, dedi. </p>
<p>Şeytanın istediği doğmuştu&#8230; </p>
<p>- Bunun kolayı var! Evvela bir büyük günah işleyecek, sonra da -ona samimiyetle tövbe edeceksin. Büyük bir günah işlemiş olduğundan Allah&#8217;tan daha fazla korkmaya başlayacak ve böylece de benim gibi, sen de her türlü insanî kötü hasletlerden kurtulmuş olacaksın, dedi. </p>
<p>Şeyh, meselâ ne gibi bir günah işlemesi lazım geldiğini sordu. Şeytan, artık bayram ediyordu. Çünkü avını kandırmıştı. </p>
<p>- Zina edebilirsin, dedi. Şeyh: </p>
<p>- Yapamam, dedi. </p>
<p>Bu sefer şeytan: </p>
<p>- Adam öldür! dedi. </p>
<p>Bersisa, yine: </p>
<p>- Onu da yapamam, dedi. </p>
<p>Şeytan: </p>
<p>- İçki içersin, dedi&#8230; </p>
<p>Bersisa, düşündü taşındı, onu biraz hafif görmüştü: </p>
<p>- O olur, yapabilirim, dedi. </p>
<p>Şeytan artık sevincinden havalarda uçuyordu. Bersisa doğru kasabadaki meyhanelerden birine gidip bir miktar içki istedi, içkiyi sunan saki kadındı, içtikçe içti ve sonunda sarhoş olup kadına zina etmeyi düşünmeye başladı. Şeytan tabiî ki boş durmuyor, adamın gözüne gözükmeden nefs yoluyla durma, böyle fırsat elegeçmez, hemen bu kadınla münâsebet kur, diyordu. </p>
<p>Bersisa, tamamen sarhoş olduktan sonra, meyhaneci kadına orada zina etti. Bu onun için çok kötü bir şeydi&#8230; Duyulursa ne derlerdi. En iyisi o kadını öldürüp gömmekti, ve öyle yaptı. Kadını öldürüp meyhanenin arkasında bir yere gömdü. Fakat hadise duyulmakta ve yayılmakta gecikmedi. Bersisa&#8217;yı yakalayıp mahkemeye çıkardılar. Katil oldüğü için kısasa kısas Ölümüne hükmolundu. </p>
<p>Bersisa idam sehpasına çıkmış, artık ip boğazına geçirildikten sonra onu kurtaracak hiçbir kimse yoktu. Şeytan karşıda görüldü. </p>
<p>- Bu hal nedir ey dostum, dedi. Bersisa: </p>
<p>- Görüyorsun ey Allah&#8217;ın sevgili kulu beni kurtar, diye yalvarmaya başladı. Şeytan: </p>
<p>- Bir şartla seni kurtarırım. O da bana secde edeceksin, dedi. Bersisa: </p>
<p>- Görüyorsun ip boğazıma geçirilmiş nasıl secde edebilirim, deyince de: </p>
<p>- İşaretle secde edebilirsin, dedi. </p>
<p>Bersisa başıyla işaret ederek secde etti ve sandalye ayağının altından çekilince imansız olarak göçüp gitti. Allah muhafaza buyursun. </p>
<p>İlimsiz amelin, insanı nereye kadar götüreceğine güzel bir misâl böylece vuku bulmuş oldu. Eğer onda şeriata müteallik ilim olsaydı içki içmek, zina etmekle, adam öldürmekle evliya olunamayacağını bilir ve şeytana uymazdı. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/guncel-yazilar/ilimsiz-amel-olur-mu-337.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DELİNİN VELİYE TAVSİYESİ</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/delinin-veliye-tavsiyesi-334.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/delinin-veliye-tavsiyesi-334.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 19:37:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehid Şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[delinin]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[veliye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=334</guid>
		<description><![CDATA[Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor: -Ne yapıyorsun? Hizmetçi: -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? -Hastalığını söyle. -Benim hastalığım günah hastalığı&#8230; Çok günah işliyorum.. -Ben günah hastalığından anlamam&#8230; Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor:<br />
-Ne yapıyorsun?<br />
Hizmetçi:<br />
-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum.<br />
-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin?<br />
-Hastalığını söyle.<br />
-Benim hastalığım günah hastalığı&#8230; Çok günah işliyorum..<br />
-Ben günah hastalığından anlamam&#8230; Ben delilere ilâç hazırlıyorum..<br />
Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine:<br />
-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi.<br />
Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak:<br />
-Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi.<br />
Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti:<br />
-Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır&#8230; Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir&#8230; Akşam-sabah bol miktarda ye&#8230; O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi.<br />
Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri:<br />
-Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı.<br />
Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/delinin-veliye-tavsiyesi-334.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSEVİ MÜSLÜMAN OLURMU?</title>
		<link>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/isevi-musluman-olurmu-329.html</link>
		<comments>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/isevi-musluman-olurmu-329.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Mar 2012 00:19:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KIRMIZIGÜLFM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehid Şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[isevi]]></category>
		<category><![CDATA[KIRMIZIGÜLFM]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[olurmu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirmizigulfm.com/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[Sual: (Hazret-i İsa, kıyamete yakın yeryüzüne inecek, teslis inancını kaldıracak, hakiki Hıristiyanlığı getirecek, Hıristiyanlıkla İslamiyet’i yaklaştıracak, böylece İsevi Müslümanlar ortaya çıkacaktır) deniyor. İsevi Müslüman olur mu? Yani ahir zamanda, iki dinli insanlar mı çıkacak? CEVAP Hayır, İsevi Müslüman veya Müslüman İsevi olamaz! Sütlü idrar veya idrarlı süt denmez, ikisi de necistir. Bu ifade, Müşrik Müslüman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> (Hazret-i İsa, kıyamete yakın yeryüzüne inecek, teslis inancını kaldıracak, hakiki Hıristiyanlığı getirecek, Hıristiyanlıkla İslamiyet’i yaklaştıracak, böylece İsevi Müslümanlar ortaya çıkacaktır) deniyor. İsevi Müslüman olur mu? Yani ahir zamanda, iki dinli insanlar mı çıkacak?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, İsevi Müslüman veya Müslüman İsevi olamaz!</p>
<p>Sütlü idrar veya idrarlı süt denmez, ikisi de necistir. Bu ifade, Müşrik Müslüman veya Temiz necaset yahut Namuslu fahişe tabirine benziyor. Bunlardan biri kötü ise, ötekini de kötü eder. Biri necis ise veya kâfir ise ikisi de, aynı hükme girer.</p>
<p>Kâfirlik kelime oyunlarıyla gizlenmeye çalışılıyor. Süte idrar karıştırınca, bunu İdrarlı süt diye övmekle, İsevi Müslüman demek arasında ne fark vardır ki?</p>
<p>Bir Hıristiyan, İsevi Müslümanım veya Müslüman İsevi’yim demekle Müslüman olmuş olmaz. Dinine, putuna zarar vermez, dinden çıkmış olmaz. Yani bir gayrimüslim, ben Müslümanım dese de Müslüman olmuş olmaz. Fakat bir Müslüman şakadan bile, ben Hıristiyanım dese, onun kâfir olacağı fıkıh kitaplarında yazılıdır. Yani, Müslüman İsevi’yim diyen, kâfir olduğu gibi, Müslüman Musevi’yim diyen de kâfir olur.</p>
<p>Musevilik ve İsevilik hiç bozulmamış olsa bile yahut hakiki halini getirme imkânı olsa da, onlarla amel etmek caiz olmaz. Çünkü İslamiyet’in gelmesiyle, eski dinlerin hepsi nesh edildi yani yürürlükten kalktı. Eski dinlerin kiminde içki haram değildi, kiminde iç yağı haram idi. Kiminde yakın akraba ile evlenmek caiz idi. Bunların hepsi nesh edildi; yalnız İslamiyet ile amel etmek emredildi. Üç âyet-i kerime meali:<br />
<strong>(Allah indinde hak din yalnız İslam&#8217;dır.) </strong>[Al-i İmran 19]<br />
<strong><br />
(Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.) </strong>[Maide 3]<br />
<strong><br />
(İslam’dan başka din arayanın bulacağı din, asla kabul edilmez.)</strong> [Al-i İmran 85]</p>
<p>Allahü teâlâ, hak dinin yalnız İslam olduğunu, İslam’ı beğendiğini ve İslam’dan başka dini kabul etmeyeceğini açıkça beyan ederken, Müslümanlığı, Hıristiyanlığa yaklaştırmak ne demektir?<br />
İsa aleyhisselam, kıyamete yakın geldiğinde, İslamiyet’le hükmedecek yani bu ümmetten biri olarak, İseviliği tamamen kaldıracaktır.</p>
<p>İki hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, âdil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak </strong>[Hıristiyanlığı kaldıracak], <strong>domuzu öldürecek</strong> [domuz etini yasaklayacak]<strong>, İslam’dan başka her şeyi yasak edecektir.) </strong>[Buhari]</p>
<p><strong>(İsa, inince İslamiyet’le hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir.)</strong> [Ebu Davud]</p>
<p><strong>Buhari</strong> ile <strong>Ebu Davud</strong>, Kütüb-i sitteye dahil iki kıymetli hadis kitabıdır. Bu sahih hadis-i şeriflerde, <strong>(İslam’dan başka her şeyi yasak edecek, Müslümanlardan başka herkesi helak edecek)</strong> buyuruluyor. Musevilere, İsevilere dokunmayacak denmiyor ki.</p>
<p>Yukarıda bildirilen âyet-i kerimeler ile bu hadis-i şerifleri inkâr etmek, dini inkâr etmek olmaz mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirmizigulfm.com/sehid-sehadet/isevi-musluman-olurmu-329.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

